Bektaş

Bektaş
bektasakblue
İstanbul
8 Nisan 1999
78 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
İbn Teymiye
Çağdaş Suudi ilkeleri Abdülvehhab kadar, on üçüncü yüzyıl Müslüman siyasal bilimcilerinden, kahraman ve geleneksel aydın İbn Teymiye'ye de çok şey borçludur. İbn Teymiye, İslam ümmetinin haçlıların saldırılarının verdiği hasarları tamir etmeye çalıştığı ve Moğolların kuşatması altında bulunduğu bir dönemde, özellikle ümmetin gücüne ve hayatta kalmasına odaklanmıştı. Müslümanlar arasındaki gerilimleri temel zayıflık kaynağı olarak gördü ve yorum çoğulluğunu yasaklama yoluna gitti. Her şeyi Kur'an ve sünnette bulmak mümkün mümkündü, hatta kelam ve felsefenin İslam'da yeri bile yoktu. Kur'an'ın lafzi olarak yorumlanması gerekiyordu. Örneğin; Kur'an, Allah'ın arşında oturduğunu söylüyorsa, Allah arşında oturuyor demektir, nokta. Arşın doğası ve maksadı konusunda hiçbir tartışma yapılamaz. Hiçbir şey mecazi veya sembolik olarak yorumlanamaz.
Sayfa 149 - Mahya Yayıncılık·Kitabı okudu
Din
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ortadoğu'daki seyahatimde oldukça uzun yolculuklar yaptım. Ancak bu yolculuklarda aldığım mesafe, yönetilenlerle yönetenler arasındaki uçurumla boy ölçüşemezdi. Sıradan Müslümanların adalet ve eşitlik içinde yaşama arzusu, seçkinlerin ideal yaşama vizyonuyla daima çatışıyordu. Arayışımı bu çatışmanın şekillendireceğini anladım.
Sayfa 125 - Mahya Yayıncılık·Kitabı okudu
Dilenci içini çekti. "Hırsızlar ve suikastçılar şehri ele geçirdi. Valizini ve ayakkabılarını gözetmek için iki dinar isterim." Kabul ettim ve camiye girdim. Namazımı kıldıktan sonra, Abbasi mimarisinin nadir kalıntılarından birini incelemek için içeride biraz oyalandım. Dışarı çıktığımda dilenci ortalıkta yoktu. Çoktan gitmişti. Giderken valizimle ayakkabılarımı da beraberinde götürmüştü.
Sayfa 115 - Mahya Yayıncılık·Kitabı okudu
"Baas anayasası ifade özgürlüğü, toplanma özgürlüğü, inanç özgürlüğü ve sanat özgürlüğünü hiçbir otoritenin yok edemeyeceği kutsal haklar olarak ilan etmektedir." Ancak, bu özgürlüğü daha çok komünistler için uygun görüyorlardı. İfade, yayın ve toplanma özgürlüğü devlete aitti; vatandaşlar ise devletin merhametine kalmıştı!
Sayfa 113 - Mahya Yayıncılık·Kitabı okudu
BA'AS
"Ba'as" sözcüğü yeniden diriliş anlamına geliyordu. Baasçılar, Arap kavminin kötü kaderini tersine çevirmek için birleşik Arap kavmi olarak köklerine geri dönmelerinin, yeniden dirilmelerinin gerekliliğini savunuyorlardı. Kutsal ve ebedi misyonları, Arap kavmini sosyalizm sancağı altında birleştirmekti. Arap milliyetçiliği yoluyla yeniden dirilmeyi umuyorlardı. Bu misyon aslında İslam'a aykırı kabul ediliyordu. Baasçılar kutsal misyonlarını İslam tarihi dahil, Arap tarihinin tüm dönemlerini aşan doğal bağlamında algılıyorlardı.
Sayfa 113 - Mahya Yayıncılık·Kitabı okudu