Kurtuluş Savaşı dönemini ve sonrasını Atatürk’ün bizzat kaleme aldığı eserden okumak oldukça önemli ve değerli. Atatürk’ün o dönemleri bizlere anlatmak için bu kitabı kaleme alması da takdir edilesi. Kitap 1919-1927 yıllarını anlatmaktadır diye geçse de yoğun olarak 1919-1922 yıllarını konu almakta. Yani Kurtuluş Savaşı zamanları kitabın çoğunluğunu oluşturmakta. Zaten Cumhuriyet İlanı kısmından sonra çok az bölüm kalıyor o bölümlerin de kapladıkları alan oldukça az. Tabi ben Yapı Kredi Yayınlarının 226 sayfalık baskısını okudum. Orijinal Nutuk’ta 1923 sonrası dönem daha detaylı yer alıyor olabilir. Birçok incelemede kitap için akıcı, okuması kolay bir kitap dense de ben katiyen bu yorumlara katılmıyorum. Bu yorumu yapan kişiler ya büyük bir coşkuyla kitabı okudukları için ya da gerçek fikirlerini söylerseler kusur işlemiş olacakları düşüncesiyle hareket ettiklerinden yorumları gerçeği yansıtmamakta. Zira kitap kullanılan dil ve anlattığı olaylar sebebiyle akıcı olmayan ve okuması zor bir kitap. Buna kitap içerisinde bol bol yer alan resmi yazışmalar sebep olmakta. Resmi yazışmalardan kastım dönemin telgraf metinleri. Atatürk kaynak teşkil etmesi açısından bu metinleri sık sık hiç dokunmadan olduğu gibi kitaba geçirmiş. Bu yönüyle de kitap önemli bir tarihi kaynak niteliği taşıyor.Kitapta beni şaşırtan, önemli bulduğum, beni sorgulatan yerleri maddeler halinde yazayım.
1)Atatürk’ün sy 21’de kendisi gibi milli bağımsızlık yolunu tercih etmeyen Amerikan Mandacılarına, İngiliz Himayecilerine ve yerel kurtuluşu önerenlere karşı direkt olarak bunlar vatan haini demeyip neden milli bağımsızlığın en iyi çözüm yolu olduğunu sebepleriyle anlatması. Bu kısımda Atatürk’ün entelektüel kişiliğini gördüm.
2)Tüm manda isteyicilerin kendi çıkarları için bu kararı istememesi. Halide