Bölümler arasında bir bağ olmamasına rağmen yazar öyle dile getirmiş ki tüm bağı kendi içinizde kurabiliyorsunuz. Tamamen gündelik yaşantılardan oluşan metinde duyguların anlatımı çok güzeldi. Yalnızlığın, sığınamamanın, kendine bir yer edinmeye çalışmanın anlatıldığı bir metin olmuş.
Savaşta bacağını kaybeden bir adam hayatı boyunca ilgi gösterdiği tek şey kitaplardır. Evlendikten sonra da çocuklarıyla ilgilenmeyen ebeveynler. Anne öldükten sonra babanın büyük çöküşü ve çocukların iyice dağılması anlatılıyor. Her zaman fakir olan çocukların bu durumda bile mücadele etmeye çalışması beni derinden etkiledi. Yazarın dili de duyguları anlayıp kitabı sevmemi sağladı.
1960 darbesiyle başlayan Yusuf ve Sevda nın 4 günlük kısa hikayesini anlatıyor. Aralarda verilen bazı bilgiler ve yaşananlar basit bir dille anlatıldığı için öğrenilmesi kolaydı diyebilirim. Duygu durumları da güzel anlatılmıştı.
Kolay ilerleyen sıkıcı olmayan bir oturuşta bitirilebilecek bir kitap olmuş.
4 çocuklarından birinin hayatını mahveden anne ve baba.... Nasıl böyle acımasız olunabilir sorusunu sorduran bir kitap. Farkedilen,kanıtlar bulunan ama anne babanın o güzel bahaneleri yüzünden birşey yapılamayan içler acısı korkunç durum. Küçücük Diana nın sonunu getiren anne baba