Aktivist kebo

Aktivist kebo
@Aktivistkebo
8 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Puan vermedi·400 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
batılılaşma tenkitinin yanında benim için bir o kadar daha önemli olan tarafı, hayri irdal'ın tüm avrupai meşakketlere bakan bakış açısıdır. hayatın yokluk ve varlık tarafında billahssa varlığa veya yokluğa değil hayatın kendisine şaşkın bakan bu adam, tüm cemiyet yaşantısının, insanların ekonomik ve sosyal gücü korumaları için yaptıklarının yanında şaşkın olmakla sunulmaz, aynı zamanda tıpkı yokluğa olduğu gibi varlığa da duyduğu kayıtsızlıkla da ele alınır bana göre. şimdiye yorduğumuzda küçük bir köy denilen dünyanın içerisinde bir olan avrupai hayatımız göze alındığında meselenin özü bence bu romanda -mış gibi yapmak kaidesidir. çünkü insan ne yaptığından ve yaptığının işlevinden daha çok, sahip olunanın ve yapılanın ne çağrıştırdığı ile ilgilidir. bugün sosyal medya mecralarında anlamsız ve hatta komik, abest ve görgüsüzce bulduğumuz her şey balo evindeki hayri irdal'dir.
Edebiyat
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201552,9bin okunma
Reklam
Puan vermedi·208 syf.··
2020 2. kitabı
dünya, gözlerini kapatmıştır veysel'in. veysel de zati gözlerini dünyaya kapatmıştır. anadolu'da çok güzel bir söz vardır: türkü yakmak. evet, türkü yakılır. çünkü türkü dertten, dert ise insanın özündeki hüzünden gelir. türkü ise bu hüznün üzerine sözlerin dizilip tutuşturulmasıdır. işte veysel, hem özünden gelen bu ateşi hem de gözleriyle göremediği dünyada gönlüyle hissettiklerini yakar ya zaten. kulakları ile alınmadığını, koyulmadığını bilir ankara'ya da ses çıkarmaz gerisin geri döner yerine. sonradan yankılanır fakat bu acının sözleri. onu ankara'ya almayanların bile radyolarında. beni hor görme gardaşım sen altınsın ben tunç muyum? aynı vardan var olmuşuz sen gümüşsün ben sac mıyım? beni hor görme gardaşım↝︎ kendini arar veysel, konulmadığı, bu kavganın bu dövüşün sebebini bilemediği cihanda o söylediğim özündeki ateşe döner. biz şeherlilerin varoluş sancasına dokunuverir sonra. yıllarca aradım kendi kendimi hiçbir türlü bulamadım ben beni hayal mıyım ürüya mı bilinmez hiçbir türlü bulamadım ben beni hiç bir turlu bulamadım ben beni↝︎ aşkın, aşığın en güzel sözlerinden biridir bu bendeki aşk olmasa. öyle ya, aşık sevmese, insan aramasa kim bulur, kim bilir güzelliği. güzelliğe yazarken kalemi, şimdinin tahtasında farklılar güzeldir sözü bakın köylü veysel'in dilinde ne imiş: kim okurdu kim yazardı bu düğümü kim çözerdi koyun kurt ile gezerdi fikri başka başk'olmasa güzelliğin on para etmez↝︎
Aşık VeyselYavuz Bülent Bâkiler · Türk Edebiyat Vakfı Yayınları · 2007158 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2020 1. kitabı
dağı tokatlayan karınca, şair. ismet özel'in şiirleri ve fikirlerinin hepsi dünya ile kavgalıdır. hatta bu öyle bir kavgadır ki karşı tarafa geçip kendine yumruk sallamaktır. herhangi bir konuşmasını açıp sessizde dinleyin ismet özel'i. yine bu diyarla kanmayacak, barışamayacak adamın çırpınışlarını görebilirsiniz. gençken ismet özel'i okumak tüm kuş cıvıltılarının arasında patlayan bombaları duymaktır ölene kadar. burada fikriyatının akla sığmazlığından girip sonunda şairliğine kılıç çekenler, yalnızlığın anarşistleridir. çünkü ismet özel'in anlattığından daha çok haksız şekilde dayak yemiş bir çocuğun haklılığını yalnız annesine yakırışları duyulur. türklük ve müslümanlık üzerine söylediklerini benim gibi kabul görmeyebilirsiniz. ama erbaini reddetmek küfürdür. işte tam da bu yüzden ismet özel'in bütün kitapları bende var ama hiçbir fikrine katılmıyorum diye külliyatı olan bir adamdır. sakallarına aklar düşmüş adamların huysuzluğu, matarasındaki tuzlu sudandır. kendisi hakkında düşüncelerimi en iyi açıklayan sözü youtube üzerinde bir şiirinin altında okumuştum : ismet özel, ona karşı olan hislerimin yanında hiçbir şey.
Erbain (Osmanlıca)İsmet Özel · Tiyo Yayınları · 202011,6bin okunma
Puan vermedi·
Beğendi
kıyısından bir gece vakti otobüsle geçip yarı açık damına içinden of çektiğin o yerlerde uyansaydım bir sabah? ya da kokusuna dayanamadığın hayvan artıklarının başkalarının ve üstelikle üstten baktığın bilmezler dediklerinin elinde hayat olduğunu görseydin peki? bir kez olsun ayak basmadığın ve aklına bile gelmeyen o kışın buz, baharın çamur, yazın çiğnek toprakların, dağ başlarının, katıklı çobanlarının çayını içseydin? çıldırırdın. çünkü ben de çıldırdım. bu kitabı okurken de üç sene boyunca medeniyeti nimet betonu özgürlük sandığım seneler geldi aklıma çünkü. ama tıpkı öğretmenin ayrılışı gibi katıra varmayan, tutmayan ayakları gibi ayrıldım oralardan ve içimde her hece titrek bir ateş çağırıyor beni oralara. düştüğünde çıldırdığın, yaşamayı bildiğinde sustuğun ayrılırken ağladığın yerlerin romanı. öylesine bir kar fırtasını dille ve gece basması hülyalarla anlatıyor ki değişmeyen sabahlara uyananları, medeniyet bir yumru gibi boğazınızda kalıveriyor. gece kalınan dağ yollarını ansıyanların hikayesi
Edebiyat
Hakkari'de Bir MevsimFerit Edgü · Alfa Yayınları · 201913,9bin okunma