aybala

Korku... Korku ve insan, korku ve insan talihi, insanın insana hücumu, o hiç yere düşmanlık. Fakat neyi aldatabilirdim, kime anlatabilirdim? İnsan neyi anlatabilir? İnsan insana, insanlara hangi derdini anlatabilir? Yıldızlar birbiriyle konuşabilir, insan insanla konuşamaz.
Reklam
Hayat benim için iki eli cebinde uydurulan bir masaldı.
" şu gördüğün" dedi taşla oynayarak, "bir taştır belli bir zaman sonra toprak olacak belki, topraktan da bitki olarak boy verecek ya da bir hayvana, bir insana dönüşecek. Eskiden olsa derdim ki: ' bu taş yalnızca bir taştır, değersizdir, Maya dünyasındaki nesnelerden biridir; ama dönüşüm döngüsünde insan ve ruh da olabileceğinden bu taşa da önem veriyorum.' Eskiden olsa böyle düşünürdüm belki. Ama bugün şöyle düşünüyorum: Bu taştır, aynı zamanda hayvandır, aynı zamanda Buda'dır, ilerde şu ya da bu nesneye dönüşeceği için ona saygı duyuyor, onu sayıyor değilim, çoktan ve her zaman şu ya da bu nesne olduğu için sevip sayıyorum onu.
Sayfa 168·Kitabı okudu
...ve güleceğin bir şey daha söyleyeyim sana: Sevgiyi, dostum Govinda, her şeyin başı biliyorum ben. Dünyanın iç yüzünü görmek, onu açıklamak, onu aşağılamak büyük düşünürlerin işidir belki. Ama benim için tek önemli şey, dünyayı sevebilmektir; onu aşağılamamak, ona ve kendime hınç ve nefret beslemek, ona, kendime ve bütün varlıklara sevgiyle, hayranlıkla bakabilmektir.
İnsan genellikle yalnızlıkta yalnız değildir. Geri kalan şeyleri de yanında getirir. Öbür insanlardan ayrıdır. Ayrılık mutlak yalnızlık değildir, bu acunsaldır. Öbürü küçük yalnızlık, toplumsaldır. Mutlak yalnızlık ta başka bir şey yoktur. Yalnız anılar, görüntüler, başkalarının varlığı insana işkence eder. Can sıkıcı, dayanılmaz bir yalnızlık vardır başkalarına başvurduğumuz, onlara seslendiğimiz, gereksinim duyduğumuz, varlıklarına inandığımız için onlardan kaçtığımız yalnızlıktı bu.
Reklam