Ne zaman seni görmesem, yahut düşünmesem gönlüme, aklıma bir yokluk, bir karanlık çöker. Sanki canım benliğim kaybolur da kendi kendime yabancılaşır. Sonra, birdenbire , hatırıma gelirsin, ölüm döşeğinden kalkmış hasta gibi, dünyalar benim olur. Sanki vücuduma baştan aşağı bir sefa, bir hayat dolar...
Lakin..Eyvah! Benim muhabbetim neye yarar? Onun muhabbeti neye yarar? Bu sevgimizi kendimizle beraber mezara götüreceğiz! Muradımıza eremeyeceğiz! Bu aşkımız bizim celladımız olacak! Ah, ah! Ben onu seviyorum, o beni seviyor. Bir insan için sevdiği adam tarafindan sevilmek, kendisini seven adamı sevmek... Ne büyük şey! Ne güzel şey! Fakat, heyhat! Bizde bu şartlar bulunduğu sürece dünyanın en kara bahthlarıyız!
Ah felek ah!" diyerek düşünmeye ve ağlamaya başladı...