Peki, takas yoksa mallar nasıl el değiştiriyordu? İlk toplumları oluşturan bireyler arasında değiş tokuş, borçlanma üzerinden yapılıyordu. Yani aralarında bir kredi sistemi vardı ve takas sadece tanımadıkları, toplum dışı insanlarla yapılan bir şeydi. Sırayla yemek ısmarlamak gibi bir kültürden bahsediyoruz kısacası ya da "Sen benim sırtımı kaşı, ben de senin sırtını kaşıyayım" tarzı bir karşılıklılıktan.
Yerleşik yaşamla yeni alet ve üretim tekniklerinin kullanılmaya başlaması mesleki "uzmanlaşma"yı getirecek; şehirlerin ortaya çıkmasıyla da bu uzmanlaşma savaşçı, katip, din adamı gibi imtiyazlı toplumsal sınıflar yaratacaktı. Buğdayın faturası eşitlik olmuş, müreffeh toplumların huzur ve ahenk dolu günleri geride kalmıştı.
Tarımla birlikte ortaya çıkan kişisel mülkiyet kavramının insan grupları arasındaki eşitsizliği artırdığını ve toplumsal hiyerarşiyi kuvvetlendirdiğini de unutmamak gerek. Ellerine geçen her şeyi az çok eşit paylaşan avcı toplayıcıların aksine, tarımla birlikte belirli bir toprak parçasına bağlanan bu yeni toplumlarda sadece zenginler ve fakirler yoktu. "Vahşi"lerimiz belki Rousseau'nun idealize ettiği kadar asil olmayabilirlerdi ancak zorunluluktan da olsa daha eşitlikçi bir toplumda yaşadıkları kesindi.
Aslında ilk başta tarlayı eken, evcilleştirilen hayvanların sütünü sağan ve bundan peynir yapan kadınlardı ancak tam anlamıyla tarıma geçilmesiyle, yani sabanın ve sulama sistemlerinin ortaya çıkmasıyla tarla nöbeti erkeklere geçecekti. Kadın kendini bir anda çocuk büyütmek, yemek yapmak ve sepet ve kap kacak üretmekle, kısacası gene tarımla artık aile mülkiyeti olarak karşımıza çıkmaya başlayan "ev" in yükümlülükleri ile baş başa bulacaktı. Üstüne üstlük artan yiyecek arzı çocuk yapmayı da kolaylaştırmıştı; "Doyuramam" kaygısıyla eskiden ortalama her dört yılda bir doğuran kadınlar şimdi her iki yılda bir, hatta belki de her yıl hamile kalmaya başlamışlardı. Tarih boyunca kadınların menopoz öncesi dönemlerini hayatlarını riske atma pahasına da olsa bir nevi "bebek fabrikası" gibi geçirecekleri dönem başlamıştı artık.