Alara Can

Domine edilmiş gruplar toplumsal norm ve değerlerle dezavantajlarını kabullenmişlerdir; doğallaşan bu norm ve değerler toplumdaki eşit olmayan ilişkilerin fark edilmeden sürdürülmesini sağlamaktadır. Ezilen etnik grupların bile ırkçı bir milliyetçiliğe kayabilmesi, fakirlerin kendilerinden daha fakir birini gördüğünde hakir görmesi ve modern kadınların bile cinsdaşlarını "evlenilecek" ve "eğlenilecek" gibi ayrımlara tabi tutması aslında hep bundandır.
Sayfa 71·Kitabı okudu
Tarih
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Askeri tarihin en önemli dengelerinden biri piyade ile süvari arasındaki şüphesiz; teknolojik durumun piyadeye avantaj sağladığı anlarda ortaya vatandaş askerin çıktığını ve bunun Antik Yunan ve Roma'daki gibi cumhuriyetlerin önünü açtığını görüyoruz. Savaşmanın profesyonellik gerektirdiği durumlarda ise yönetimin belirli bir elitin elinde kalması kaçınılmaz. Örneğin steplerde hakim olan hafıf süvari, göçebe toplulukların siyasi alanda egemenliğini de beraber getirecek ki "Her Türk asker doğar" lafının mantığı biraz da burada. Yaşamları sürekli atın üstünde geçen atalarımızın İslam dünyasına yönetici sınıf olarak girmelerinin ve Arapları kolayca kenara itmelerinin ardında da bu avantaj yatıyor.
Sayfa 65·Kitabı okudu
Tarih
Normalde insanların anlaşmasını ve grup halinde faaliyet göstermesini sağlayan dil birleştirici bir fonksiyona sahip olmasına rağmen, antropologlar da lehçenin ayırıcı ve dışlayıcı yapısına dikkat çekiyorlar. Robin Dunbar' a göre bu tezadın açıklaması evrimsel süreçte saklı. Bir arada ahenk içinde faaliyet gösterebilecek ve üyelerinin birbirine güvenebileceği toplulukların yüz elli civarındaki bir sayıyı geçemeyeceğini belirten antropoloğumuza göre, lehçeler gruba dışarıdan dahil olabilecek beleşçileri dışlamak için bulunan bir aygıt. Bu aygıt sayesinde insanlar gruba kimin dahil olduğunu, yani en hassas mevzularda kime güvenebileceklerini çıkarabilecekler.
Sayfa 64·Kitabı okudu
Tarih
Eğer tarih yazı ile başlıyorsa insanlık da konuşma ile start aldı diyebiliriz. Dil sadece hayvanlardan daha kalabalık gruplar kurmamızı ve daha iyi işbirliği yapabilmemizi mümkün kılmadı, aynı zamanda öğrendiklerimizi sonraki nesillere aktarmamızı sağladı ve böylece insanoğlunun yavaş yavaş yarattığı "kültür" gelişip serpilebildi.
Sayfa 61·Kitabı okudu
Tarih
İnsanın tahammülsüzlüğünün yukarıda sıralamaya çalıştığımız evrimsel, psikolojik, ekonomik ve sosyolojik nedenleri göz önüne alındığında yapılması gerekenin toplumsal yapıyı harmonize etmek olduğu ortaya çıkıyor. Değişik arka planlardan gelen insanlar arasında etkileşimi ve iletişimi artırabilecek her şey pozitif bir etki yaratacaktır.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Tarih