Ezbere çözümlere yaslanıp zihinsel çatışmaları azaltmak ve beyni otomatik pilota almak kadar hatalı bir başka tutum da yüzeysel sorular sorup hayatın işleyişini çözmemize hiçbir katkı sağlamayacak cevapların peşinden koşmak.
Gene kalitenin rağbet görme ile orantılı olduğu gibi mantığa tamamen aykırı lafları orada burada sık sık duyar olduk; öyle ya, madem seninki de sanattı, neden izlenmiyordu?
İnsanların kafayı "kendini geliştirmek"le bozduğu bir çağda, çetrefilli mevzulara matematiksel kesinlikte cevaplar aramak tüketim toplumunun kolay elde etme hastalığının bir tezahürü.
Aslında hala farkında olmadan ezbere yaşıyorsak bunun nedeni kolaycı reçetelere, sihirli formüllere verdiğimiz prim. İnsanoğlu çoğu zaman hayatın kompleksitesiyle basitleştirerek mücadele etmeye çalışır.
El kadar çocukları bale kurslarından yabancı dil derslerine sürükleyen veliler, on bin yıllık tarım toplumunun tüm beslenme pratiklerini reddeden diyet sevdalıları, onsekizinci yüzyılın manyetik Mesmerizm'ine benzeyen garip tedavi yöntemlerini koşulsuz kabul eden potansiyel hipokondriyaklar, Doğu dinlerinin meditasyon teknikleriyle ruhlarını arındırmaya çalışanlar, hep bu kendini geliştirme ve iyileştirme salgınının karikatürleşmiş tezahürleri.