Hoşgörü kavramının insana yük gibi
geldiği kelimenin etimolojik kökeninden bile belli. Hem Latincesi (tolero,tolerare) hem de eski dildeki karşılığı olan tahammül, "taşımak, katlanmak" fiilinden geliyor.
Kısacası birbirinden bağımsız iki ayrı dünya var adeta. Biri uzmanların bir konu üzerinde yıllarca kafa patlatıp araştırmalar yaptığı ve bu araştırmaların sonuçlarını çoğu zaman meslektaşlarının bile zor anladığı bir dilde yayımladığı akademik dünya; diğeri de bu araştırma ve bulguları hiç kaale almadan hayatın temel sorunlarını kişisel gözlem ve tecrübeler üzerinden çözmeye çalışan "normal" insanların oluşturduğu bambaşka bir evren.
İkinci Dünya Savaşı'nın ardından gelen ani şehirleşme, refah seviyesinin artması ve daha geniş bir kitlenin demokrasi ile birlikte siyasetin, tüketim ile birlikte ekonominin merkezine gelmesi,eskinin katmanlı toplumlarının referans sisteminin yavaş yavaş geçerliliğini yitirmesine yol açtı.