B,

B,
Kafamın içi sayfalar dolu ama boş sayfalar onları doldurmak için okuyorum. Okuduğum kitapları ve filmleri paylaştığım İnstagram bloğum @complicatedblog takip ederseniz çok sevinirim.
25 yaşında her kadının okuması gereken o kitap;
Puan vermedi
17 yaşında fizik hocamın çantasında görüp merak ettiğim ve asla baskısını bulamadığım o kitabı dijital olarak yaklaşık 8 sene sonra buldum. Alice’in hikayesinde bence hepimiz geçmişteki ya da varolan ilişkimizden bazı parçalar bulacağız. Sıkıcı ve saçma bir romandan çok derin felsefi bağlantılar, atıflar bulunduran romanı okurken sık sık boşluğa dalıp düşüneceksiniz (şahsen benim öyle oldu). Kitap çok akıcı bir an bile sıkılmadan olaylar o kadar akıcı ilerliyor ki cidden kitabın sonuna geldiğimde nasıl bitti mi yani oldum. İlişki dinamiklerini biraz olsun anlamlandırmak için alice’in hayatı size bir kılavuz olabilir. “Aşkta güçlü olmanın yolu, hiçbir şeyi umursamama yetisine sahip olmaktan geçer. Sen bana yanımda ne kadar mutlu olduğu­nu söyle, ben de seni hiç umursamadan konuyu değiştireyim ve o geeeki televizyon programlarından söz açayım, işte o zaman aşkta güçlüyümdür. Diğer alanlardan farklı olarak, aşkta daha güçlü olan taraf karşısındaki üzerinde hiçbir tasarısı ve talebi ol­mayan taraftır. Aşk iletişime ve anlayışa dayalı olduğu için, ko­nuyu değiştirme ya da telefona iki saat sonra yanıt verme yoluy­la iletişim ve anlayış yolunu tıkayan taraf; daha güçsüz, daha ba­ğımlı ve daha muhtaç olan taraf üzerinde yıkıcı bir güç elde et­miştir.” Bir daha okurum o kadar sevdim.
Edebiyat
Romantik HareketAlain de Botton · Sel Yayıncılık · 2007512 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kolayca okunan bir metin ve kolayca okunan bir sevgili
Akademik mazoşizm, doğruluğun zor kazanılmış bir hazine olduğunu ileri süren metafiziksel bir önyargıyı yansıtmaktadır. Buna göre kolayca okunan ya da öğrenilen bir şey, ipe sapa gel­mez, önemsiz bir şeydir. Buradan varacağımız nokta şudur: Zor bir sevgili; açık, ber­ rak, ne yapacağı önceden kestirilebilen ve hep tam zamanında arayan bir sevgiliye göre daha değerlidir. Dini romantik zihniye­ te göre böylesi bir sevgili, hor görülür ve uzak tutulur; tıpkı bir­ takım akademisyenlerin bazı yazarların yazılarını on iki yaşında­ ki bir çocuk da kolayca anlayabiliyor gerekçesiyle hor görmeleri gibi.
Sayfa 159
Neyin 'in' neyin 'out' olduğunu önceden öğrenebileceğiniz bir merkez aramak nafıleydi, bunun yerine dev bir beğeni orga­ nizmasına bağlıydınız: Sürekli şekil değiştiren ve neye benzeye­ ceği önceden kestirilemeyen bu canavar, gençliği, ünü, zenginli­ ği, yaratıcılığı ve güzelliği içeren bir kokteylle besleniyordu.
Sayfa 84
Bir hikaye oku kapat düşün ve diğer hikayeyi oku
Puan vermedi
Başlamak gerçekten her zaman zor bu kitabı yorumlarken bile nasıl başlasam diye düşünüp düşünüp bunaldım ve böyle direkt başlangıcı ‘başlayamamak’ problemi üzerinden yapıyorum şimdi kitabımıza geçelim. Irv (yazar kendine böyle diyor) bu kitabı bence diyorum kendi ölüme bakış açısını ya da günlük hayatında ölümle karşı karşıya geldiğinde hangi fikirleri geliştirdiğini bizlere sunmak için yazmış. Kendisi 82 yaşındaymış. Kitap 10 öyküden oluşuyor. Genel olarak son öykü hariç yani kitaba asıl adını veren danışan haricinde diğer danışanların sevdiklerini kaybetmeleri ya da kendi ölümleriyle yüzleşmelerinde aldıkları danışmanlıkları kapsıyor. Kitabı çok hızlı bitirdim ve yalan söyleyemeceğim bir sindirememe durumu mevcut. Son okuduğum 2 kitapta ölümle ilgiliydi (bilinçli değil) ve bu üçüncü kitabı okurken ekstra zorlandığımı, sıkıldığımı hissettim. Yazar ayrıca bu hastaların seanslarını gerçekleştirme biçimini de detaylı olarak ele alıyor ve bu alanda bir kariyer düşünenlere kılavuzluk ediyor. Psikolojiye alttan alta ilgim olduğu için bu kısımlar beni sıkmadı açıkçası hikayeyi bölmeden hatta derinlik katarak sizi iyice odanın içine alıp sandalyeye oturtuyor. Yazarın son sözü kitap için o kadar güzel bir inceleme olmuş ki kitabı almayı düşenden varsa bir kitapçıdan son iki sayfayı okuyup kararını verebilir. Kitaba adını veren son öykü ‘düşünceler’ kitabının iki farklı hasta üzerindeki etkisini anlatıyor ve bolca o kitaptan alıntılar içeriyor. İçten içe kitaptan istediğimi de bulamadığımı hissediyorum. İtiraf ediyorum. Keşke kitabı bir anda okuyup bitirmek yerine ara ara açıp bir hikaye okuyup düşünerek okusaydım belki daha derin bir tat alabilirdim. Siz öyle yapın.
Psikoloji
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,2bin okunma
Kişinin özgüveninin ve kendine dair yargılarının merkezinde bir başkasının zihninden ziyade kendisi yer almalıdır. yani bu bir imaj meselesi.
Sayfa 195