Kafamın içi sayfalar dolu ama boş sayfalar onları doldurmak için okuyorum.
Okuduğum kitapları ve filmleri paylaştığım İnstagram bloğum @complicatedblog takip ederseniz çok sevinirim.
Merhaba bugün sizlere okumakta çok zorlandığım ama sonuyla bana iyi ki okumuşum dedirten bir kitap yorumuyla geldim. Bu kitabı okuyan herkesin aynı şeyleri yaşadığını bir çok yorumda okudum. Kitap 547 sayfa ve sadece olayların anlatıldığı sayfa 100 sayfa bile etmiyor belki de. Çok fazla tasvir var kitapta ama öyle ‘ah bugün güneş böyleydi, deniz dalga dalgaydı’ gibi değil. Sanatsal betimlemeler yani bir konuya ilgi duyacaksın veya bileceksin ona göre okuyacaksın bir merakın olacak yani yoksa 100 sayfa boyunca yazar anlatınca bir konuyu böyle benim gibi elinizde sürünebilir kitap. Tabi ki betimleme olsun ama yazar bu kitabı 19. yy başlarında Paris şehir planlamacıları Notre Dame Katedrali’nin bakımsızlığından ötürü katedrali yıktırmak istedikleri için yazmış ve bu yüzden kilisenin bolca betimlemesine yer vermiş. Ayrıca roman, Notre Dame Katedrali’nin yenilenmesinde büyük rol oynamış. Kitabı sanat tarihi sevenlere, mimari gibi konulara ilgi duyanlara kesinlikle öneririm. Bu tarz konulara ilgi duyanların okuyup bir şey öğrenebileceği bir kitap olduğunu düşünüyorum. Benim gibi bunlardan bihaber kitabı alanlar, kitabın tam içeriğini bilmediği için okurken üfleyip püfleyebilir. Ama arkadaşlar sonu çok güzeldi. Cidden böyle bir son beklemiyordum. Ben şimdi size biraz anlatayım kitabın ne anlattığını;
Esmeralda diye bir kız var herkes ona aşık.
Bu kızda Phoebus diye bir subay var ona aşık.
Bu subayda kıza aşık falan değil güzelliğinden faydalanmak istediği için seviyorum seni ayakları yapıyor. Kız da saf ve umutsuz aşık inanıyor tabi.
Quasimodo var yani bu pek meşhur kitaba adını veren Notre Dame’ın kamburu. Ya cidden okuduğum en vefakar en sadık karakterdi. Gönlümde taht kurdu.
Claude Frollo var başdiyakoz. Bu Quasimodayu vakti zamanında evlatlık alıyor. Her şey