Kafamın içi sayfalar dolu ama boş sayfalar onları doldurmak için okuyorum.
Okuduğum kitapları ve filmleri paylaştığım İnstagram bloğum @complicatedblog takip ederseniz çok sevinirim.
Kitap esti geçti, mahvetti beni mahvetti. Bu nasıl bir kalem arkadaşlar, nasıl bu kadar içten , nasıl bu kadar hissedilir, nasıl yani nasıl ? Daha önce okumadığım, Sabahattin Ali’yle tanışmadığım için kendime kızdım ama bu yaşımda yirmime bir kaç gün kala okuduğum için de memnunum. Belki daha önce okusam bu kadar anlamlandıramazdım ki hala daha yüzeyde kaldı. İçime işledi ama benim bir parçam olmadı çünkü ben hiç Raif gibi hissetmedim.
.
Kitabın her sayfasında farklı bir tat vardı. Bir gün içinde yedim bitirdim. Bu yıl içinde tekrar okuyacağım hatta her yıl okuyacağım. Bu kitabı benim önerimle alan ve beğenmeyen biri olursa ben parasını göndereceğim, o kadar diyorum. Ben kitapta neden bahsettiğini anlatmayacağım. Okuyun ve Kürk Mantolu Madonna’nın gerçek adını öğrenin. Neden bu lakabı aldığını öğrenin. Onun nasıl garip ama sevecen, nasıl soğuk ama yakın, nasıl fedakar ama bunu nasıl iyi saklayan bir kadın olduğunu öğrenin. Okuyun ve tanıyın Raif’i. Kitaplarla kalın :)
Başkasına merhamet etmek, ondan daha kuvvetli olduğunu zannetmektir ki, ne kendimizi bu kadar büyük, ne de başkalarını bizden daha zavallı görmeye hakkımız yoktur...
Yaşamak, tabiatın en küçük kımıldanışlarını sezerek, hayatın sarsılmaz bir mantık ile akıp gidişini seyrederek yaşamak; herkesten daha çok, daha kuvvetli yaşadığını, bir âna bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak...Ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek, onu bekleyerek yaşamak...
Bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.