Cansu Yılmaz

Okudum bitti
Puan vermedi·1048 syf.··
2024 8. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2024 23:40
Okuması biraz zorlayıcı bir kitaptı. Aslında Ay Bahçeleri'nin ilk yarısını okurken de zorlanmıştım ama o en azından serinin ilk kitabı diye tolere edilebilirdi ve ikinci yarısı cidden akmıştı ama Buzun Anıları tam böyle akıyor dediğim yerde tıkandı. Zorlandım ama keyif de aldım. Talamandas dışında yeni karakterlerden çok da favori diyebileceğim çıkmadı. Talamandas umarım ileride daha ağırlıkta yer alır seride. Tez Ben ve Talamandas ortaklığı merakımı çekti. Kitabı sırtlayan karakterler Tez Ben ve daha önce nefret ettiğimi söylememe rağmen bu kitapla beraber ısındığım Paran'dı. Pannion Domin'den intikam alacağına dair iç düşüncelere girdiğinde dedim ki yine başladı salak salak triplere. Hayır Pannion ordusunu daha önce görmemişsin, daha önce hiç uğramadığın Capustan'a saldırdıkları dışında hiçbir bilgin de yok. Neyin intikamı bu? Ay Bahçeleri'nde de daha yeni tanıdığı Yırtıkyelken'in intikamını alacağım diye tutturmuştu. Yine de karakter olrak toparladı bence şimdilik. -spoiler- Alakaraga ve diğerleri yüksek ihtimalle dirilecek.
Edebiyat
Buzun AnılarıSteven Erikson · İthaki Yayınları · 202280 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Okudum bitti
Puan vermedi·872 syf.··
2024 7. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2024 18:11
Gerçekten sürükleyici bir kitaptı. İlk kitapta tanıştığımız çoğu karakter Ölühane Kapıları'nda yoktu ama yeni karakterler de okutturdu baya. Malazan serisi favorilerim arasına girmeyi başardı. Şu ana kadar o listede yalnızca Kral Katili Güncesi ve Buz ve Ateşin Şarkısı vardı. Bu kadar başarılı bir seri neden bu kadar geç çevrildi anlamış değilim. Henüz sadece dört kitabı çevrilmiş durumda. Ben okumayı tamamlayana kadar en fazla bir kitap daha çevrilebilir muhtemelen. O da eğer şanslıysam. Bittiğinde devamını okumak için nasıl bekleyeceğim çok merak ediyorum. -Spoiler- Öncelikle beni en çok hayal kırıklığına uğratan serideki favori karakterlerimin bu kitapta yok denilebilecek kadar işlenmiş olmalarıydı. Ammanas'ın ilk görüldüğü sayfa 443. Kotilyon'dan bahsetmiyorum bile. Sonlara doğru bir kez çok kısa gözüktü sonra kayboldu. Zaten Ammanas da aynı şekilde bir kez daha kısaca gözüktü sadece. Toplamda 10 sayfa yer kaplamamışlardır. Yine de ilk kitaba oranla daha fazla şey öğrendik onlar hakkında. Ammanas'ın ve Kotilyon'un öldükleri sanılan Kellanved ve Dansçı çıkmasına baya şaşırdım. Hiç beklemiyordum. Kitaptaki favorilerim Mappo ve Icarium oldu. Hem hikayeleri çok ilgi çekiciydi hem de aralarındaki kopmaz bağ çok iyiydi. İkisinin de birbirleri için ölümü göze alabilecek olmaları, gizemli geçmişleri, Mappo'nun Icarium konusunda yalanlarla kandırılması... Hiç sıkılmadan sayfaları çevirdim oralarda. Sıkılmak demişken Duiker'in sahnelerinde yer yer çok bunaldım. Coltaine'in savaş dehası yönünü görmemiz açısından önemli bir roldü belki ama bir savaştan çıkıp diğerine koşması, devamlı olarak olumsuz ruh hali bazı sayfaları çevirmemde biraz zorladı. Muhtemelen okumaya ara verdiğim çoğu kısım da Duiker'in sahneleridir zaten. Aşırı kötüydü, bunaltıcıydı diyemem ama ara ara
Edebiyat
Ölühane KapılarıSteven Erikson · İthaki Yayınları · 2022121 okunma
Okudum bitti
Puan vermedi·664 syf.··
2024 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2024 19:27
Hızlı bir okuma serüveniydi benim için. Ölühane Kapıları'nı beklerken başladığım ve ona geçebilmek için hızla bitirdiğim bir kitaptı. Epik fantastiklerde genellikle kitabın akıcı hale gelmesi için yaklaşık 200 sayfa kadar sabretmek gerekiyor ama Kan Şarkısı'da en azından benim için öyle olmadı. Dili yorucu değildi ama öyle çerezlik bir seri olmadığını da belli ediyordu. Sadece arada sırada varlığını iyice hatırlatan ve asla da kaybolmayan keder havası bazen daralmama sebep oldu. Biraz daha maruz kalsaydım depresif bir ruh haline bürünürdüm herhalde. Favorilerim arasında yer alacak bir kitap değil kesinlikle ama seriye de devam ederim. Kalitesiz veya kötü değildi yani. -Spoiler- Kitap Verniers adlı karakterin ağzından başlıyor ama kendisini pek görmüyoruz. Kral Katili Güncesi'ndeki gibi bir hikayeci aslında Verniers. Amacı da anakarakterimiz Vaelin'i savaşacağı yere götürürken hayat hikayesini dinlemek, kaleme almak. Başlangıçta Vaelin'den nefret edildiğini görüyoruz çünkü Umut olarak anılan birini öldürmüş. Herkes de bu Umut'u çok seviyormuş. Başlangıca konu olan bu durumun daha dramatik işlenmesini beklemiştim ama baya hayal kırıklığı oldu. Savaşın içindeyken birden bu Umut gözüküyor. Beyazlara bürünmüş, atının üstünde ve öfke dolu. Vaelin tarafından kolayca atından düşürülüyor ve hızlıca da öldürülüyor. Çok paragraf kaplayan bir kısım da değildi zaten. Çok sonralardan da öğreniyoruz ki Umut savaşmayı bilmiyormuş. Biraz olsun diye olmuş gibi hissettirdi bana. Vaelin'i sevmeme rağmen de ara ara sinir olmadım değil. Nortah'ın peşine, öldürmek uğruna düşmesi mesela... Hayır yani kardeşim kardeşim diye geziyorsun ama ilk aklına gelen peşine düşmek, gerekirse de öldürmek mi? Bir de kendinden baya emin. Karşı karşıya gelirlerse öldürecek olan taraf net Vaelin. Zaten o
Edebiyat
Kan ŞarkısıAnthony Ryan · İthaki Yayınları · 2014232 okunma
Okudum bitti
Puan vermedi·712 syf.··
2024 5. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2024 17:22
O kadar uzun zamandır böylesi bir epik fantasiğin açlığını çekiyormuşum ama farkında değilmişim ki... Bazı eksiklikleri var ama favorilerim listesinde yerini aldı. Kocaman bir evren var kitabın içinde. Suikastçılar, büyücüler, efsuncular, tanrılar, iblisler, farklı ırklar, farklı rütbeler vs. Bir de onlarca karakter var. Her yerden karakter fışkırıyor ve hemen hemen hepsinin bir derinliği var. Benim favori karakterlerim Ammanas ve Kotilyon oldu. Onların sahneleri yok denilecek kadar azdı ama yine de zevkle okudum. Aşırı ilgi çekiciler. Benim için kitabın en iyi yanı karakterlerin arasındaki ilişkiler. Köprüyakarlar mesela sürekli birbirlerine destek oldular. Darujhistan tayfası da sık sık birbirlerini kolladılar. -Spoiler- Kitapta tek nefret ettiğim karakter Paran oldu. Ya sen ne ara Yırtıkyelken'e bu kadar bağlandın da öcünü almak için kendi tarafıma sırt çevirdin? Çıldırttı beni ya. Alt tarafi birbirinize yardımcı oldunuz bir de bir kez yattınız. Aşkından ölüp bitecek resmen. Sevmediğim kısımlardan biri güç dengesinin oturamaması. Anomander Rake karşısına kim geçse çatır çatır hakladı. Tanrı, tanrı diye bahsedilen Gölgetaht'a meydan okudu. (Rake de bir tanrı muhtemelen ama Gölgetaht'a karşı bariz bir üstünlüğü var gibiydi) Oponn da bir tanrı ama Paran ikizleri süt dökmüş kediye çevirdi resmen. Ayrıca kitabın en kötü yanı İmparatoriçe'nin planı. Neymiş Jaghut'u serbest bırakacaklarmıs da Rake onunla dövüşürken güçsüz düşecekmiş. Rake, "başlarım yalacağın işe!" dese çekilip gitse önce senin güçsüz düşmeni beklese ne yapacaksın? Ayrıca Rake diyor ki onunla başedebilir miyim bilmiyorum. Bana bir şey olursa sizin halletmeniz lazım. E halledemezseniz ne olacak? Ya koskoca kadim bir varlığı uyandırmanın sebebi bu olabilir mi cidden? Güç dengesizliğini bir yere kadar
Edebiyat
Ay BahçeleriSteven Erikson · İthaki Yayınları · 2022250 okunma
Okudum bitti
Puan vermedi·468 syf.··
2024 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2024 03:20
Saat 03:17 itibariyle bitirmis bulunmaktayim. 200'lu sayfalarin basindaydim okumaya baslarken ve saat 22:00 falandi. Birkac saat okur birakirim diye dusunurken bir anda kitap ritim kazandi ve elimden birakamaz oldum. Diger uc kitaptaki en buyuk sorun istedigim kisimda okumayi birakmami saglayan bir monotonlugun bulunmasiydi. Bu kitabinsa son 150 sayfa kadari asiri sardi. Uzun zaman sonra ilk kez bir kitap icin uykusuz kaldim. Evet, kitabin son bolumleri iyiydi ama baslari da bir o kadar kotuydu diyebilirim. Surekli olarak golften, filmlerden, oyunculardan bahsedildi ve bir yerden sonra asiri bogmaya basladi bu durum. Okurken zorluk cektigim kisimlar fazlasiyla oldu yani. -Spoiler- Kitaba baslarken Win'in hikayesine derinlemesine bir giris yapacagimiz icin cok heveslenmistim ama biraz yuzeysel islendi gibi hissettim. Yine de Win acisindan iyi bir kitapti. İleride daha fazla detay goruruz muhtemelen. Cissy, Jack ve Win arasinda neler oldugunu tam anlayamadim. Tamam Win, Cissy'i bir erkekle basiyor ama Jack'in konuyla alakasi ne? Cissy'nin birlikte oldugu kisi Jack miymis? O zaman neden Jack'in yaptigi esek sakasi diye bahsedildi ki bundan? Belki cevirisel bir sıkıntı vardır. Sonunda Esperanza, Myron ve Win olarak uclu arkadaslik ortamlarini da gormus olduk. Genelde Esperanza - Myron ve Win - Myron iliskisini goruyorduk. Bu acidan da iyi bir kitapti. Jack'e bir yandan uzuldum ama bir yandan da sinir oldum. Kazanma hirsi yuzunden oglunu riske atmasina ofkeliyim ama adam o golf sahasina kendi silahiyla gitti zaten. Linda gelmeseydi bile intihar edecekti muhtemelen. O yuzden cok da kizamiyorum. Linda'nin ve Myron'in arasindaki cekim, Jess ve Myron iliskisinin sonlanacagini gosteriyor muhtemelen. Myron'in, Linda'ya asik oldugunu dusunmuyorum ama Jess'e de asik degil
1000k
Geri DönüşHarlan Coben · Martı Yayınları · 2020595 okunma