Cansu Yılmaz

"Bana kalırsa bir terfi zamanı geldi." dedi Coltaine. "Artık bir çavuşsun, asker." Hiçbir şey demeyen adamın gözleri daha da kısıldı. "Bence bir selam vermen uygun olacaktır," diye homurdandı Bult. Diğer lağımcılardan biri genzini temizledi ve bıyığını tedirgince çekiştirdi. Yüzbaşı Lull adama doğru döndü. "Bu konuda söyleyecek bir şeyin mi var, asker?" "Pek yok," diye mırıldandı adam. "Çıkar ağzındaki baklayı." Asker omuz silkti. "Şey, o... daha iki dakika önce bir yüzbaşıydı, komutanım. Yumruk az önce onun rütbesini düşürdü. O Yüzbaşı Kıyım, komutanım. İstihkâmcıların kumandanıdır. Veya öyleydi."
Sayfa 708·Kitabı okudu
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"... Siz ikiniz az pişmiş domuzlar kadar hastasınız. Uşak odalarınızı hazırladı. Şifalı otlardan, köklerden, ilaçlardan ve iksirlerdeb bir de çorba yaptı. İçine paralt, emülör, tralb..." "Bunlar birer zehir," diye belirtti Mappo. "Öyle mi? Domuzun ölmesine şaşmamak lazım o zaman..."
Sayfa 105·Kitabı okudu
Alıntı
Okudum bitti
Puan vermedi·664 syf.··
2024 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2024 19:27
Hızlı bir okuma serüveniydi benim için. Ölühane Kapıları'nı beklerken başladığım ve ona geçebilmek için hızla bitirdiğim bir kitaptı. Epik fantastiklerde genellikle kitabın akıcı hale gelmesi için yaklaşık 200 sayfa kadar sabretmek gerekiyor ama Kan Şarkısı'da en azından benim için öyle olmadı. Dili yorucu değildi ama öyle çerezlik bir seri olmadığını da belli ediyordu. Sadece arada sırada varlığını iyice hatırlatan ve asla da kaybolmayan keder havası bazen daralmama sebep oldu. Biraz daha maruz kalsaydım depresif bir ruh haline bürünürdüm herhalde. Favorilerim arasında yer alacak bir kitap değil kesinlikle ama seriye de devam ederim. Kalitesiz veya kötü değildi yani. -Spoiler- Kitap Verniers adlı karakterin ağzından başlıyor ama kendisini pek görmüyoruz. Kral Katili Güncesi'ndeki gibi bir hikayeci aslında Verniers. Amacı da anakarakterimiz Vaelin'i savaşacağı yere götürürken hayat hikayesini dinlemek, kaleme almak. Başlangıçta Vaelin'den nefret edildiğini görüyoruz çünkü Umut olarak anılan birini öldürmüş. Herkes de bu Umut'u çok seviyormuş. Başlangıca konu olan bu durumun daha dramatik işlenmesini beklemiştim ama baya hayal kırıklığı oldu. Savaşın içindeyken birden bu Umut gözüküyor. Beyazlara bürünmüş, atının üstünde ve öfke dolu. Vaelin tarafından kolayca atından düşürülüyor ve hızlıca da öldürülüyor. Çok paragraf kaplayan bir kısım da değildi zaten. Çok sonralardan da öğreniyoruz ki Umut savaşmayı bilmiyormuş. Biraz olsun diye olmuş gibi hissettirdi bana. Vaelin'i sevmeme rağmen de ara ara sinir olmadım değil. Nortah'ın peşine, öldürmek uğruna düşmesi mesela... Hayır yani kardeşim kardeşim diye geziyorsun ama ilk aklına gelen peşine düşmek, gerekirse de öldürmek mi? Bir de kendinden baya emin. Karşı karşıya gelirlerse öldürecek olan taraf net Vaelin. Zaten o
Edebiyat
Kan ŞarkısıAnthony Ryan · İthaki Yayınları · 2014232 okunma

Cansu Yılmaz

, bir kitap okudu
Puan vermedi·664 syf.··
3 günde okudu
·
2024 6. kitabı
Anthony Ryan
8.9/10 · 232 okunma
Okudum bitti
Puan vermedi·712 syf.··
2024 5. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2024 17:22
O kadar uzun zamandır böylesi bir epik fantasiğin açlığını çekiyormuşum ama farkında değilmişim ki... Bazı eksiklikleri var ama favorilerim listesinde yerini aldı. Kocaman bir evren var kitabın içinde. Suikastçılar, büyücüler, efsuncular, tanrılar, iblisler, farklı ırklar, farklı rütbeler vs. Bir de onlarca karakter var. Her yerden karakter fışkırıyor ve hemen hemen hepsinin bir derinliği var. Benim favori karakterlerim Ammanas ve Kotilyon oldu. Onların sahneleri yok denilecek kadar azdı ama yine de zevkle okudum. Aşırı ilgi çekiciler. Benim için kitabın en iyi yanı karakterlerin arasındaki ilişkiler. Köprüyakarlar mesela sürekli birbirlerine destek oldular. Darujhistan tayfası da sık sık birbirlerini kolladılar. -Spoiler- Kitapta tek nefret ettiğim karakter Paran oldu. Ya sen ne ara Yırtıkyelken'e bu kadar bağlandın da öcünü almak için kendi tarafıma sırt çevirdin? Çıldırttı beni ya. Alt tarafi birbirinize yardımcı oldunuz bir de bir kez yattınız. Aşkından ölüp bitecek resmen. Sevmediğim kısımlardan biri güç dengesinin oturamaması. Anomander Rake karşısına kim geçse çatır çatır hakladı. Tanrı, tanrı diye bahsedilen Gölgetaht'a meydan okudu. (Rake de bir tanrı muhtemelen ama Gölgetaht'a karşı bariz bir üstünlüğü var gibiydi) Oponn da bir tanrı ama Paran ikizleri süt dökmüş kediye çevirdi resmen. Ayrıca kitabın en kötü yanı İmparatoriçe'nin planı. Neymiş Jaghut'u serbest bırakacaklarmıs da Rake onunla dövüşürken güçsüz düşecekmiş. Rake, "başlarım yalacağın işe!" dese çekilip gitse önce senin güçsüz düşmeni beklese ne yapacaksın? Ayrıca Rake diyor ki onunla başedebilir miyim bilmiyorum. Bana bir şey olursa sizin halletmeniz lazım. E halledemezseniz ne olacak? Ya koskoca kadim bir varlığı uyandırmanın sebebi bu olabilir mi cidden? Güç dengesizliğini bir yere kadar
Edebiyat
Ay BahçeleriSteven Erikson · İthaki Yayınları · 2022251 okunma