Asıl siz nasıl yapabiliyorsunuz? Nasıl her şeye bu kadar kolay ikna oluyorsunuz? Anlamadığınız fikirlere tutunuyorsunuz, tanrılara yalvarıyorsunuz, birbirinize sonsuz aşk yeminleri ediyorsunuz... Sonra tüm inançlarınız yerle bir olduğunda, hiçbir şey değişmemiş gibi yolunuza devam ediyorsunuz. Sözlerinizin, inançlarınızın kendi gözünüzde bile hiçbir hükmü, değeri yok aslında. Şu ya da bu yol fark etmiyor sizin için; yeter ki sefil varlığınızı manalı kılacak bir yalan olsun hayatınızda. Ve her zaman söyleyecek ne kadar çok sözünüz var! Bilhassa en ahmak olanlarınızın.
"Kirpiklerin..." dedi. "Tanrım kirpiklerin ne kadar büyük. Bir tavuskuşunun tüyleri gibi. Gözlerini çok açıp kapamamalısın yoksa uçarsın. Uçup gidersin..."
Kıvırcık sevgiyle sarıldı ona. Kendisini bu kadar düşünen bir arkadaşı olduğu için çok duygulanmıştı belli ki.