Kitabı çok beğendim çok güzel di konusu göç olgusundan, köylerin boşalmasından, sosyal bir vakadan bahsediyor.ve verimsiz bir köyde yaşıyor gülpaşaçavuş aslında buna lakap takmışlar bazıları kahraman bazıları ise yadigar diyorlardı. Gülpaşaçavuş'un oğlu'nun bir tarlası varmış yığma duvar kasaba yolunun yanındaki çukurda çizilir ve bu tarlanın içi boş olduğu için ekinler verimsizdir. Yine de iri yapılı buğdaylarıyla muhteşem ürünler elde ediyorlardı bir gün çavuşun oğlu sigara yakıp Bir gölgeye çekildiğinde ıslak kaya'yı fark eder.aslinda hep orda olan kayadır, ama bu sefer farklı şekilde öne çıkar ve kaya hep ıslaktır . üstelik çavuşun damadı şahin, muhtar Halil'in kızıyla İstanbul'a kaçar ve düşmanlık artıyor ama kızı kaçırmakta tüm köy mutlu olur muhtar Halil yeni kurduğu bahçede akrabalarını toplar ve sonra çavuşun oğlunu döver onu resmen yataklık etmişti bahçeye göz kulak olmak'ta artık deli dervişe kalmıştı her türlü meyve sebze ekiyor ve gün geçtikçe çavuşun oğluna dava açar fakat bu dava'da umduğunu bulamayıp davayı kaybediyor aynı dönemde muhtar Halilin iki oğlu İstanbul'a kaçar. Gençler gittikten sonra köyün tadı havası kalmamıştır bu köyde çok fitne,fesat insanlar vardır çavuşun da dikkatini çekiyordu beyhude ömrüm ne demek?
(boşuna yararsız demek.)
Ve en sonda yılar geçtikçe kahraman yaşlanmış bahçesini o kadar görmek istiyor ama göremiyor bir gün havanın güzel olduğunu görüp bahçesine gider ve ayağı kayar düşer düştüğü yerden kalkamaz bel ağrısı çekiyor yalnızlaşıyor yindede vazgeçmiyor köyde de kimse yok imdadına gelsin ve orada ölür Bir bahçeye gömülür
Gençlerin İstanbul'a kaçma sebebleri'de Yeni bir gelecek ve zenginliğin peşindeydiler.
Gözlerimde yaş, dilimde dua.
Öldüm ve bir bahçeye gömüldüm .