Elini tuttu. Hep el ele tutuşurlarmış gibi yadırgamadılar bunu. Öyle, iki vücutta ayrı ayrı dolaşan kan, ansızın iki vücutta birden dolaşmaya, daha büyük, daha güzel, daha canlandırıcı bir gezi yapmaya başladı.
Ama sevmeyi daha küçük yaşlarda unutmuştu. Bu konuda hiçbir çalışkanlık göstermemişti. Hiçbir deneyi yoktu. Öyle güdük kalmış, öylesine kireçlenmişti ki sevme yönü, şimdi sevmeye başlaması demek, hayat boyu hiç jimnastik yapmamış bir insanın takla atmaya kalkışması gibi bir şey olurdu.
Bunca mümkün, uzanılabilir, gerçek ve çok insanca görünen düşler, ancak devli, perili, Kafdağlı, uçan halılı, padişahın küçük oğluyla evlenen oduncu kızlı masallar gibi gerçeküstü müydü?
Ölüm hücrelerini uzaylaştırırım ki
Gezegenlere özgürdür geçiş
Zindanları aydınlığa boyarım ki
Pırıltısından gözler kamaşır
Kelepçelerimi kanatlaştırırım ki
Uçmaklara yaraşır