İnsanı en çok yaralayan şey fiziksel acı değil; haksızlığın, mantıksızlığın verdiği ruhsal ıstıraptır. Gariptir, bazen hedefini şaşıran bir darbe, hedefini bulandan daha çok yaralayıcı olabiliyor.
Ne zaman bir güçlükle ya da acıyla karşılaşsam, hep intiharı düşünmeye yargılı olduğumu biliyorum. Beni korkutan da bu: Temel ilkem intihar, gerçekleştiremediğim, hiçbir zaman gerçekleştiremeyeceğim, ama düşüncesi duyarlığımı okşayan intihar.
Tanrının varlığının kanıtları öncelikle evrenin uyumunda, her şeyde görülen o eşsiz dengede, çiçeklerin olağanüstü renklerinde değil, acı çekme yeteneğinde aranmalıdır. Çünkü kısacası, eğer ahlak sorumluluğu, yani çektiği acıya anlam verme yeteneği, hatta ödevi diye bir şey yoksa, insanın bu dünyada acı çekmesi için bir neden yoktur.
İnsanın karşıtıyla evlenmeyi yeğ tuttuğu doğruysa, bunun nedeni bizimle aynı eksikliklere ve aynı özelliklere sahip bir insana bağlanmaya karşı bir tiksinti duymamızdır.