Az Yemenin On Faydası İmâm Gazzâlî’nin bu konudaki şu tavsiyelerini hatırlayalım:
1. İnsan açken kalbe ve beyne fazla kan hücumu olmadığı için düşünme gücü artar; anlayış ve seziş kabiliyeti gelişir. Sürekli tokluk, tembellik doğurur ve kalbi köreltir; çabuk anlama ve kavrama kabiliyetini kaybettirir.
2. Az yemek ve açlık, kalb yumuşaklığı ve gönül huzuru sağlar. Allah’ı anmaktan zevk duymak, etkilenmek ve zikre devam etmek bu sayede mümkün olur.
3. İnsan açlık anında Rabbine daha bir içtenlikle yönelir, kulluğunu idrak eder, acizliğini anlar, Allah’a ibâdete yönelir, kibir ve gururdan uzaklaşır, Mevla’nın yüceliğini, rahmet ve merhametininin sonsuzluğunu kavrar.
4. Aç kalan insan, muhtaçların, fakir ve yoksulların halini anlar. Tok olan, aç olanın halinden anlamaz. Bu yüzden açlık çekenler, Allah Teâlâ’nın nimetlerinin kıymetini daha çok bilir, O’nun azabını ve imtihanını unutmaz. Çünkü bir kısım toplumlar kendilerine verilen bol nimetlerle, başka bir kısmı da açlıkla imtihan olurlar.
5. İnsanı her türlü kötülüğe sevkeden nefistir. Nefse hâkimiyet, az yemek ve açlıkla sağlanır. Çünkü Allah’ın emrine isyân ve karşı geliş, kuvvet Ve şehvetten kaynaklanır. Kuwet ve şehvetin kaynağı ise yeme içmedir. Yemeği azaltmak, şehveti ve kuvveti zayıflatır.
6. Açlık, çok uyumayı engeller. Çünkü çok yiyenler çok uyurlar. Çok uyku ise kalbi karartır, zihnin faaliyetlerini engeller, çalışmayı önler. Çok Uyuyanlar. Allah’a karşı kulluk görevlerini de hakkıyla yerine getiremezler. Alimlerimiz, çok uykuyu bütün felâketlerin sebebi kabul ederler.
7. Az yemek, ibâdetlere devamı kolaylaştırır, kalb ve gönül uyanıklığı sağlar. Aşırı derecede zaman kaybını önler. Büyük zâhidlerden Ali el Cürcânî’ye niçin sürekli çorba içtiği sorulduğunda: “Ben kuru lokmayı çiğneyip yutuncaya kadar,