Efhem

Kaçınılmaz ölüm düşüncesi insanların birçoğunda soyut olarak kalır. Peki içimizdeki hırsı, kendini beğenmişliği, egoizmi zayıflatmaya bu kadar elverişli olan ve bize teselli de veren bu ölüm fikri neden davranışlarımız üzerinde etkisiz kalıyor? Ölüme mahküm olanlar bile genellikle ancak son anlarında bunu hissederler. Aklının bir kenarında hep vardı ama genel, soyut ve belirsiz bir şekilde duruyordu. Çünkü dikkatini bu düşünce üzerinde toplamıyordu.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Derin bir duygusuzluğa kapılmışsak aklımız yerinde bile olsa bir işe yaramaz.
Sayfa 155·Kitabı okudu
Eğitim
Günah ve isyanlardır ki niyetin güzel olmasıyla günah olmaktan çıkmazlar. Örneğin, hayır işlemek niyetiyle haram malla cami yaptırmak böyledir. Çünkü niyet böyle bir amelin zulüm ve günah olmasına etki etmez. Aksine, kişinin şeriatın hilafına şerle hayır yapmaya niyet etmesi başka bir şerdir. Bunu bilerek yapıyorsa şeriata karşı inatçılık edip karşı gelmiş, bilmeden yapmışsa bilgisizliği sebebiyle isyankâr olmuş olur. Çünkü ilim öğrenmek her Müslüman’a farzdır. Hayırlı işlerin hayırlı oldukları ise ancak şeriatın beyanıyla belli olur. Nasıl olup da şer hayır olabilir? Heyhat! Tam aksine, şerrin hayır olduğu konusunda kalbi ikna eden şey gizli arzu ve hevâdır. Çünkü kalp nam ve makam elde etmeye, insanlann kalplerini çelmeye ve nefse ait diğer hazları sağlamaya meyilli olduğu za” man şeytan bunu kullanarak cahili aldatır. İşte bundan dolayı Sehl b. Ab dullah şöyle söylemiştir: “Yüce Allah’a cehaletten daha büyük bir günah” la isyan edilmemiştir. ” Kendisine cehaletten daha ağır bir şey bilip bilmediği sorulunca şöyle demiştir: “ Evet cahil olduğunu bilmemek cehaletten daha ağır bir günahtır. Kuşkusuz cahil olduğunu bilmemek, bilmediğini öğrenme kapısını tamamen kapatır. Çünkü kendisinin bilgi sahibi olduğunu zanneden adam nasıl başkasından ilim öğrenebilir? Aynı şekilde, yüce Allah’a ilimden daha üstün bir şeyle itaat edilmemiştir. İlmin başı ise ilmin ne olduğunu bilmektir, tıpkı cahilliğin başının cahil olduğunu bilmemek olduğu gibi... Çünkü hangi ilmin faydalı, hangisinin zararlı olduğunu bilmeyen kişi insanların dünyalık kazanmak için hevesle ilgilendikleri süslü ilimlerle uğraşır. Bu ise cahilligin anası ve âlemin fesada uğramasının sebebidir.
Din
Ebü Dâvûd ’un Ebü Ümâme radıyahâhu anh yoluyla naklettiğine göre Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Kim Allah için sever, Allah için buğzeder, Allah için verir ve Allah için vermezse imanı mükemmel olmuştur. ”
Din
Zamanını ibadetle geçiren bir kadın şöyle derdi: “Vallahi hayattan o kadar usandım ki ölümün satıldığını görsem yüce Allah’a duyduğum özlemden ve O’na kavuşma isteğimden dolayı onu satın alırdım.” Bu sözleri söyleyen kadına derler ki, ameline mi güveniyorsun? Kadın şöyle cevap verir: “Hayır, ama O’na duyduğum sevgiye ve hüsnüzanmma güveniyorum! Ben O’nu sevdiğim hâlde onun bana azap edeciğini düşünebilir misin?”
Din