Bir kadın bize çiçekleri sevdiğini söylese ama onları sulamasa, çiçekleri "sevdiğine" inanmayız. Sevgi, sevdiğimiz şeyin yaşaması, gelişmesi için duyduğumuz etkin ilgidir. Bu etkin ilginin bulunmadığı yerde sevgi olmaz.
Ne var ki herhangi bir detaylı araştırma; aile içindeki mutsuz ve gergin havanın, çocuk üzerinde kesin ayrılmadan daha olumsuz etki yaptığını gösterecektir. Ayrılma, çocuklara hiç değilse dayanılmaz derecede kötü koşulları insanın gözüpek bir kararla sona erdirebileceğini gösterir.
Birçok yetişkin çocuk, ailelerinin birdenbire düzeleceği umuduyla yaşar, fakat bu umuda bağlanmak, sonunda daha da büyük bir hayal kırıklığına ve yıkıma yol açar.
Hayatınızı kontrol altına alabilmenin tek yolu kendinizi değiştirmeye çalışmaktır; ailenizi değil. Kendi ruhsal sağlığınız anne-babanıza bağlı olmak zorunda değil. Anne-babanız oldukları gibi kalsalar bile siz çocukluğunuzun travmalarından ve yetişkin hayatınız üzerindeki yönetim gücünden kurtulabilirsiniz. Sadece bu uğurda çok çaba sarf etmeniz gerekir.