İlk kez Hüseyin Rahmi okudum. Çok beğendim :)
Hem güldüren hem de inceden inceye toplumu iğneleyen bir anlatım dili var. Bundan sonra kütüphanemde farklı kitaplarını da bulunduracağım. Gelelim kitabımıza.
Konak sakinleri; cinlerden, perilerden ve tabii ki o meşhur Gulyabani’den ölesiye korkuyorlar. Okurken bazen "Hadi canım, bu kadarına da inanılır mı?" diyorsunuz ama Hüseyin Rahmi öyle bir atmosfer kuruyor ki, karakterlerin o saf korkusuna ister istemez ortak oluyorsunuz.
Bu kitap sadece bir korku-komedi hikayesi değil, insanların bilgisizliğini ve saf inançlarını kullanarak onları sömüren "uyanıklara" ayna tutmak. Korku unsurları bile aslında trajikomik bir eleştiriye hizmet ediyor. Batıl inançların gölgesinde kalmış bir toplumun, aydınlanmaya giden yoldaki en eğlenceli rehberi bu kitap olabilir.
Bilmeyenler için not : İstanbul Sinema Müzesinde Gulyabani'yi ziyaret edebilirsiniz :)