Düşündüm: “Gökte herkesin bir yıldızı olduğu doğruysa, benimki çok uzakta, karanlık ve pek önemsiz bir şey olmalıdır. Belki de benim hiç yıldızım yok!”
Derdin, meşakkatin varlığını, ama hiçbir anlamları olmadığını görüyordum. Aşağılık adamların arasında, bilinmeyen bir soydandım ben, eskiden benim de kendi dünyalarından olduğumu unutmuşlardı. Korkunç bir şeydi bu; ne tam diri, ne tam ölü olduğumu hissetmek. Bir canlı cenazedeydim artık; ne beni diriler dünyasına bağlayan bi şey vardı, ne de ölümdeki unutmadan, huzurdan yararlandığım.