Ali E

Ali E
@AliEnM
1994'te Berlin caddelerine asılan bir posterde, artık dünya gerçeklerini içermeyen referans çerçevelerine uyulan sadakatle şu şekilde dalga geçilmiştir: "Sizin İsa'nız bir Yahudi; arabanız Japon; pizzanız İtalyan; demokrasiniz Yunan; kahveniz Brezilya'dan; tatiliniz Türkiye'de; sayılarınız Araplardan; harfleriniz Latin; tek komşunuz ise bir yabancı."
Reklam
...Aristo'yu Arapçaya çevirmeye giriştiğinde İbn Rüşd'ün başına geldiği gibi... 'İslam çerçevesi içine sıkışıp kaldığı' ve böylelikle 'tiyatronun ne olduğunu hiç sorgulamadan oyunun ne olduğunu hayal etmeye çalıştığı için' İbn Rüşd'ün 'trajedinin ve komedinin anlamını bilmesi hiçbir zaman mümkün değildi'.
Cadde üzerindedir bir dükkandan bir cep telefonu satın alıp, amacımıza hizmet edebilecek tüm becerileri edinebiliriz. Yerli yerinde bir kulaklıkla, artık karmaşık görgü kurallarına ihtiyaç duymaksızın, yürümekte olduğumuz caddeden kendimizi yalıtabiliriz. Telefonu açmakla caddeye olan bağımızı koparırız. Böylece fiziksel yakınlıkla ruhsal uzaklık arasındaki çelişki artık son bulur.
Hiçbir zaman "hayır" sözcüğünü ağzına almayan biri, kendisinin eliaçık olduğuna inanır, anlayışlı, kibar olduğuna; çünkü "hayır" sözcüğünün kötü, bencil, maneviyattan uzak bir sözcük olduğu sanılır. Savaşçı bu tuzağa düşmez. Öyle zamanlar olur ki başkalarına "evet" derken aslında kendisine "hayır" demek durumundadır. İşte bu yüzden eğer yüreği "hayır" diyorsa dudakları asla "evet" demez.
Savaşçıyı hiç mi hiç etkilemeyen küçük bir ayrıntı, kardeşinin ruhundaki fitili ateşlemeye yetebilir. Savaşçı başkalarının acılarına saygı duyar ve onları kendi acılarıyla karşılaştırmaz. Istırap bardağının büyüklüğü herkes için farklıdır.