... iki bin yıl önce yoksul bir ahırın içinde dünyaya gelen bir çocukla hiç ilgisi olmayan havai fişekler, aptalca Noel şarkıları ve krepon kağıdından yapılma süslemeler vardır.
Vaktinde veremediğimiz kırıp geçici yanıtları kulağıma fısıldayan şeytanın yüzünden içim içimi yiyerek döndüm eve, öfkemi ne okuma yumuşatmıştı ne de müzik.
Hayatın bundan ibaret olduğunu zannettiren bilgisizliğimin yerini şimdi, dünyada başka türlü de yaşanabileceğini bir kere öğrenmiş olmanın azabı tutuyordu.