Nedamet Dergisi - Sayı 3 (Ekim-Kasım-Aralık 2025) coşkusu mudur nedir burada sizlerle olmaya ara veremiyoruz... 🥳
uzun kış geceleri de buna sebep olabilir tabi ama birinci seçenek daha makul çünkü her kış böyle olduğumuzu şahsen hatırlamıyorum 👊
efenim burada mütemadiyen görsel ve alıntı paylaşıyoruz fakat bu sefer sıra sizde. 👉👈
eski bir istanbul gününde eminönünde çektiğimiz bu fotoğraf size ne hissettirdi? 😶
dörtlük, bir hikaye girişi yahut okuma zevki veren minik bir betimleme paragrafı bile olabilir...hatta o kırmızı valize yazılan bir mektup bile... neden olmasın?
bu sefer kalem sizin kelâm sizin... okumak bizim..🙂↔️ dileyen buyursun, vakit geniş gece uzun...
yorumda buluşalım. 👊🌸
Bir dost gibi hissettiren manzaraları görünce aklıma gelen şu, biz dünyadan ayrı değiliz; mekânlar, anılar ve biz — aynı büyük varlığın farklı biçimleri bizden daha büyük olanın eserleri. Geri döndüğümüzde, aslında kendimize dokunuyoruz. Doğada gördüğümüz aynada gördüğümüz gibi, daha büyüğü bize hissettirdiği için içimizde bir sıcaklık bırakıyor.
"elbette seni inciteceğim.
elbette beni inciteceksin.
elbette birbirimizi inciteceğiz.
ama bu varoluşun mutlak koşuludur.
bahar olmak, kışın riskini kabul etmek demektir.
var olmak, var olmama riskini kabul etmektir."
—antoine de saint-exupéry
İnsanın, kendini olumlu eylemle ifade edemediği ve tek yapabileceğinin çektiği acılara doğru bir yolla (onurlu bir yol) katlanmak olabileceği mutlak ıssızlık durumundaki birinin, sevdiğine dair içinde taşıdığı imgeye sığınarak tatmin olabileceğini gördüm.