Bu toprakların Homeros'u doğdu. O kadar yerinde ve o kadar doğru bir cümle ki, böyle bir üstadı anlatmak ancak böylesi doğru bir teşbih ile mümkün olabilir. Meral Saklıyan bir kelime ile çok iyi özetlemiş.
Yaşar Kemal'i okumak benim için ekmek ve suya ihtiyacımın olması gibi bir şey. Hani insan oturunca bir anda aklına ya su içmediği ya yemek yemediği gibi temel ihtiyaçlar gelir ya işte bende oturunca durduk yere bazen Yaşar Kemal okumam lazım diyerek birçok kitabını okumuştum. Çünkü benim için bu üstad, yaşamı önüme seren, bana bu toprakları anlatan ve güneşin tenimde o sarı sıcak ile kavrulmasını sağlayan kişi.
İnce Memed, Teneke, Ağrı Dağı efsanesi ve daha birçok kitabını kendimce özümsemiş ve anlamış olmanın memnunluğu ile okumamış olduğum kitaplarını da ihtiyaç duyduğum anların gelmesini bekleyerek hayatıma yayacağım.
Ağaların zulmü, insanların yılmaması, el ele vermesi, umudun hiç kopmaması ve ne olursa olsun mücadele ruhunu ben Yaşar Kemal'den öğrendim, hem de İnce Memed'den.
Yaşar Kemal bir halk ozanıdır. Destan yazarıdır. İnsanlığın acısını anlatır. Acıyı derinden hissederek başkasına geçirir. Bu toprakların kıymetini bilip deyişlerini yazıya çeviren ve biz gelecek nesillere ''toprağınızın kıymetini bilmelisiniz, bakın nasıl bir zenginlik içindesiniz'' diyendir. Tam anlamıyla anlayabildiğimizi sanmıyorum dediklerini. Çünkü bugün hala Yaşar Kemal adının ne anlama geldiğini bilmeyen, onu tanımayan bir sürü insan var ülkemizde.
Çukurova'da Türkmen köyü olan Hemite'de dünyaya gelir Kemal Sağdık Göğçeli. Daha küçüklüğünden itibaren dayılarının birer eşkiya olması belki de İnce Memed'in, Yaşar Kemal'in zihninde oluştuğu döneme denk gelir. Gerek kendi ailesi gerekse köy halkının mücadeleci tavrı belki de Yaşar Kemal'in yazarlığa adım atması için destekleyici bir