Ali Ulutaş

Ali Ulutaş
@Aliberg
Yaratılışın gayesi sorgulanırken..
Eğleniyorlardı. Yaşıyorlardı. Ve ben, kafamın içine ve yalnız kendi ruhuma kapanmakla onların üstünde değil, altında bulunduğumu anlıyordum. Şimdiye kadar zannettiğim gibi, kitleden ayrılmanın bir hususiyet, bir fazlalık değil, bir sakatlık demek olduğunu hissediyordum. Bu insanlar dünyada nasıl yaşamak lazımsa öyle yaşıyorlar, vazifelerini yapıyorlar, hayata bir şey ilave ediyorlardı. Ben neydim? Ruhum, bir ağaç kurdu gibi beni kemirmekten başka ne yapıyordu? Şu ağaçlar, onların dallarını ve eteklerini örten karlar, şu ahşap bina şu gramofon, şu göl ve üstündeki buz tabakası ve nihayet bu çeşit çeşit insanlar hayatın kendilerine verdikleri işi yapmakla meşguldüler. Her hareketlerinin bir manası vardı, ilk bakışta gözle görünmeyen bir manası. Ben ise bir dingilden fırlayarak, boşta yuvarlanan bir araba tekerleği gibi sallanıyor ve bu halimden kendime imtiyazlar çıkarmaya çalışıyordum.
Sayfa 120 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Ne acı bir tespit...
Bir kadının bize her şeyini verdiğini zannettiğimiz anda onun hakikatte bize hiçbir şey vermiş olmadığını görmek, bize en yakın olduğunu sandığımız sırada bizden, bütün mesafelerin ötesindeymiş kadar uzak bulunduğunu kabule mecbur olmak acı bir şey.
Sayfa 118 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce
İçinde hakikaten sevmek kabiliyeti olan bir insan hiçbir zaman bu sevgiyi bir kişiye inhisar ettiremez ve kimseden de böyle yapmasını bekleyemez. Ne kadar çok insanı seversek, asıl sevdiğimiz bir tek kişiyi de o kadar çok ve kuvvetli severiz. Aşk dağıldıkça azalan bir şey değildir.
Sayfa 103 - Yapı Kredi Yayınları, Raif·Kitabı okudu
Vücut ağırlığı :)
Vücudum bana her zamankinden daha hafif geliyordu.
Sayfa 81 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Yalnızım...
"... Tamamen yalnızım... Ama Berlin'de değil... bütün dünyada yalnızım..."
Sayfa 73 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı