Alik YILANKIRKAN

Kanatlarını aç ve tehlikeye uç! Kendine hep şunu söyle: Alea iacta est. Zar atıldı. Ölümü yen, tehlikeyi kucakla. Öne doğru ilerle ve doğru tarafa geç. Kendini değiştir. Özgürleş! Hayatını nasıl yaşarsan yaşa, son hep aynıdır: Ölüm! O yüzden cesurca yaşa!
Sayfa 207 - Yamacın Dibindeki Baştan Çıkarıcı (Simon Krassowitz)·Kitabı okudu
Psikoloji
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İNANÇLARA SADAKAT
"Hadi ama! Hayat o kadar da trajik değil. Ljubljana'daki dostlarıma İsrail kavmini kendilerine örnek almalarını söyle. Kaç kez hakları yendi? Kaç kez en korkunç köleliklere katlanmak zorunda kaldılar? Ama daha kötü aşağılandıkça, daha utanç verici kölelikler yaşadıkça seçilmiş insanlar oldukları inançları pekişti. En karanlık ve en umutsuz günde bile liderlerinin ve peygamberlerinin yüreklerindeki kuzey yıldızı asla solmadı. Çünkü bugün yaşadığın büyük keder, yarının büyük sevincidir. Bugün aşağılanıyorsan, bir gün yüceltileceksin. Bugün bile dünyanın dört bir yanına dağılmış oldukları halde görev bilinçleri hiç eksilmedi. Kendilerini bütün milletlerden üstün görüyorlar ve herhangi bir şekilde diğer milletlerle bir tutulmayı utanç verici buluyorlar. Kendilerini bu sayede saf ve güçlü tuttular. Onları örnek alın. Beni soran herkese bunları söyle. Ama artık iyi geceler, dostum. Ljubljana'daki herkese selamlar. "
Sayfa 187 - Son Akşam (KlemetJug)·Kitabı okudu
Soy ve Kültür
İçime kapanıp sadece nişanlımın değil, binlerce Sloven kadının utanmaz davranışlarının nedenini bulmaya çalıştım. Akla gelebilecek bütün olasılıkları ve faktörleri değerlendirdim. Ve sonunda tek olasılık olabileceğine inandığım şaşırtıcı bir sonuca ulaştım. Bütün üzüntülerimizin ve ulusal utancımızın kaynağı, halkımızın bin yıldır yaşadığı kölelikti. Köküne kadar dürüst ve güvenilir olan bir milletten başka türlü nasıl bu kadar hain ve dönek çıkabilir? Bağımsızlığa düşkün ve kaprisli milletler gördüm, ama vatanlarını savunmaları söz konusu olduğunda hepsi birlik oluyordu. Oysa bizde kardeşler bile birbirine güvenemiyor! Hahah! Köle ahlakı işte! Halkımız ezelden beri yabancıları, tek bir gülümsemeleri uğruna savaşıp ölmeye can attıkları efendileri gibi gördü. Cankar bu sorunu herkesten önce het bir şekilde gördü. Bazen bizden biri olmasına şaşmamalı. Aile ocağımızın direği olan kadınlar, her açıdan çok daha tutucu. Kanımıza işleyip bütün ulusun bir parçası haline gelen lekeden silkinmeleri, onlar için erkeklerden daha zor. Bu yüzden sapkın halkların itaat etmesi gereken yabancıyar hâlâ üstün efendiler olaak görülüyor. Mesela Sırplara bakalım. Yaşamak zorunda kaldıkları acıları ve üzüntüleri, maruz kaldıkları aşağılanmaları biliyorsun. Ama en karanlık anlarında bile erkekleri, altın çağlarının ışıltılı hatırasını yüreklerinde yaşattılar ve geleneklerinin bekçisi olan kadınları milli gurur ve sevgiyi çocuklarına aşılayabilmek için bütün zorluklara katlandılar.
Sayfa 177 - Son Akşam ( Klement Jug)·Kitabı okudu
Milliyetçilik
Ve acılar, bir arkadaşla paylaşıldığında merhemini buluyor. Yani... Ben hiçbir şey anlatmadım.
Sayfa 158 - Dr. Forcesin'in İtirafı·Kitabı okudu
Erkeklerin Zafer ve Pişmanlığı Kadınlar
Bir keresinde bir adam görmüştüm. Başını dik tutarak yürümeyj her açıdan hakkı vardı. Ama yılanı andıran başı ve zehirli gözleriyle sıska karısınıh yanında yürürken bir zavallıdan farksızdı. Gençliğinde hayal ettiği zaferden artık utanır hale gelmişti. Nicelerihi gördüm, hepsi ezik ve yenikti, dehaları asla kadınların sımsıkı bağlarına direnecek kadar güçlü olmamıştı. Dahası artık bedenleri bu bağları kaldıramadığı için zekalarından tamamen vazgeçenleri de gördüm. İşte bu farkındalık çözülemezmiş gibi görünen bulmacaları anlamamı sağladı. Büyük şahsiyetlerin anlaşılmaz davranışlarını işte böyle anladım.
Sayfa 146 - Dr. Forcesin'in İtirafı (İblis ve Eros)·Kitabı okudu