Mutsuz aşıkların silaha sarılmaları, zehirlemeleri ya da kendilerini asmaları tamamen aptallıklarından. Böylesi ahmaklardan nasıl tiksindiğimi ahlatamam. Bence hepsi salak. Sırtlarında bin ürperti hissettikleri, kalplerinin biraz hızlı attığını düşündükleri ya da yanakları biraz kızarmaya başladığı anda kendilerini sokağa atıp, "Aşk! Gerçek aşk! Tek ve gerçek aşkım!!!" diye çığlıklar atmaya başlıyorlar. Dahası sadece birkaç kilometre ötelerinde onları on kat daha fazla heyecanlandıracak başka bir tutkuyu aşkın olabileceği akıllarının ucundan bile geçmiyor!"
Adım anılmaz oldu
Kapım çalınmaz oldu
Ömrümün sonbaharında
Gönlüm katlansın diye
Gören göz görmez oldu
Ömrümün sonbaharında
Saçlarıma düştü aklar
Hüzünlendi akşamlar
Ömrümün sonbaharında
Hep yüzüme kapandı
Dost bildiğim kapılar
Ömrümün sonbaharında
Şarkılar yarım kaldı
Resimler soldu şimdi
Ömrümün sonbaharında
Döktüğüm gözyaşları
Sel oldu aktı gitti
Ömrümün sonbaharında
Elimden kaçırdığım
Gençliğimi özlerim
Ömrümün sonbaharında
Artık hiç dönmeyecek
Sevgiliyi beklerim