Tebriz'den İstanbul'a gönderilen en mühim şahsiyet şüphesiz Sultan Bedîuzzaman Mirza'dır. Sultan Bedîuzzaman Mirza, Hüseyin Baykarı'nın büyük oğlu ve halefidir. Timuroğulları'ndan son Türkistan imparatoru, yani Doğu Türk Hakanı'dır. Cuci Ulusu'ndan yani Cengiz soyundan Muhammed Şaybak Han tarafından Herat imparatorluk tahtından kovulmuştur ve Şah İsmail'e sığınmıştı. Şah İsmail, Timurlu imparatoruna çok iyi muamele etti ve onu Tebriz Sarayı'nda ağırladı. Yavuz, daha da iyi muamelede bulundu. Osmanoğulları ile Timurluoğulları arasında Ankara ve Yıldırım hadisesi dolayısiyle tarihi bir kin olmasına rağmen, Bedîuzzaman Mirza'ya hatta bir imparator gibi davrandı. Yanına kurdurduğu bir tahtta Bedîuzzaman'ı oturtu. Kendisine muazzam ve muhteşem bir tahsisat bağlattı(Hammer, IV,202). Bediuzzaman Mirza, 12 Ağustos 1515'te 46 yaşında İstanbul'da ölmüş, Eyyûb-Sultan'a gömülmüştür. Türkçe şiir yazardı. İstanbul'daki misafirliği -Tebriz'den hareket tarihinden itibaren- tam 11 ay sürmüştür. Ondan önce 6 yıl da Şah İsmail'in misafiri olmuştu. Biri kendinden önce ölen 2 oğlu olmuştur: Muhammed Mü'min Mirza (1485?-1498) ve Muhammed Zaman Mirza (1490?-1539). Zamam Mirza, Babür Şah'ın damadı ve Hindistan Timuroğulları'nın Gücerat umumi valisi olmuştur. Türkistan Hakanlığı'nın Timuroğulları'ndan son veliahdidir.