Günübirlik Hayatlar Kitabı Üzerine Düşüncelerim;
benim çok beğendiğim ve okurken gerçekten etkilendiğim bir kitap oldu. Özellikle içindeki üç hikâyeye ayrı bir hayran kaldım. Çünkü bu hikâyeler sadece okunup geçilecek türden değildi, insanı düşünmeye iten ve içinde kendinden bir parça buldurabilen hikâyelerdi.
Kitabın en güzel yanlarından biri, gerçek olaylardan izler taşımasıydı. Bu da okurken anlatılanları daha samimi ve etkileyici hale getiriyor. Özellikle ölüm korkusu ve geçmişle yüzleşme gibi konuların işlenmesi kitabı daha anlamlı yapmış. Çünkü bunlar çoğu insanın hayatında düşündüğü ama kolay kolay konuşamadığı duygular.
Yazarın dili oldukça akıcıydı. Sayfalar ilerledikçe sıkılmadan okumaya devam ettim. Olayların doğal anlatılması ve karakterlerin gerçek hayattan insanlar gibi hissettirmesi kitabı daha da güzel kılmış.
Bence herkesin okuyabileceği ve kendine yakın bir şeyler bulabileceği bir kitap. Hem düşündüren hem de duygulandıran bir eser. Ben okurken çok sevdim ve başkalarına da gönül rahatlığıyla önerebilirim. Günübirlik Hayatlar
Ben kitabını açıkçası hiç beğenmedim. Bana göre gereğinden fazla abartılan bir eser. Olaylar çok yavaş ilerliyor ve sürekli bir şey olacak diye bekliyorsunuz ama çoğu zaman hiçbir şey olmuyor. Bu yüzden kitap bana oldukça sıkıcı geldi.
Bazı karakterler başta çok önemli gibi gösteriliyor ama sonra ortadan kayboluyorlar. Sonu da biraz garip ve eksik bitmiş gibiydi. En çok zorlayan şey ise ana karakterin sürekli iç monolog yapmasıydı. Kendi korkuları, kararsızlıkları ve inatlaşmaları bir süre sonra yorucu hale geliyor.
Peyami Safa’nın daha güzel romanları olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden bu kitabın bu kadar övülmesini pek anlamıyorum. Benim için beklentiyi karşılamayan, ağır ve sıkıcı bir kitaptı. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu