Zülfü Alimoglu

Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Zülfü Livaneli her sabah ararmış, Yaşar Kemal Ağbi'yi "Nasılsın" diye.. Yaşar Ağbi cevap verirmiş.. “Türküm, doğruyum, çalışkanım.." Zülfü de yanıtlarmış.. "Ben de kürdüm, tembelim, eğriyim.." Kahkahayı basarlarmış karşılıklı..
Zülfü Alimoglu
Sorun ortadoğu ve müslümanlar olunca, Camus'un şu sözü hatırlarım. ''hiçbir zaman söyleyecek fazla sözüm olmuyor, susuyorum'', en iyisi susmaktır. Çoğu zaman kendimi tutamasamda. Yapılacak bir şey yok. Bu böyle.
Zülfü Livaneli her sabah ararmış, Yaşar Kemal Ağbi'yi "Nasılsın" diye.. Yaşar Ağbi cevap verirmiş.. “Türküm, doğruyum, çalışkanım.." Zülfü de yanıtlarmış.. "Ben de kürdüm, tembelim, eğriyim.." Kahkahayı basarlarmış karşılıklı..
Zülfü Alimoglu
İlk defa okudum. Hem güldürüyor hem sızlatıyor.
Muallaktayım
"Siz günahkârların eninde sonunda Tanrı'nın gazabına uğrayacağına inanmıyor olabilirsiniz," dedi. "Ben inanıyorum!"
Sayfa 81·Kitabı okudu
Edebiyat
Zülfü Alimoglu
Bende inanıyorum. Sadece bazen biraz gecikiyor tanrının gazabı.