Alivari

nebe' sûresi
رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۙ الرَّحْمٰنِ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَاباًۙ Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbi, Rahmân’dır. O’nun karşısında konuşmaya güç yetiremezler. Nebe' 37 يَوْمَ يَقُومُ الرُّوحُ وَالْمَلٰٓئِكَةُ صَفاًّۜ لَا يَتَكَلَّمُونَ اِلَّا مَنْ اَذِنَ لَهُ الرَّحْمٰنُ وَقَالَ صَوَاباً Ruh (Cibril) ve meleklerin saf hâlinde durdukları gün, Rahmân’ın izin verdiği ve (dünyada) doğru olanı söylemiş olandan başkası konuşmayacak. 38 ذٰلِكَ الْيَوْمُ الْحَقُّۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّه۪ مَاٰباً İşte bu hak gündür. Dileyen Rabbine (iman ve taatle) bir dönüş yolu edinsin. 39 اِنَّٓا اَنْذَرْنَا‌كُمْ عَذَاباً قَر۪يباًۚ يَوْمَ يَنْظُرُ الْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ الْـكَافِرُ يَا لَيْتَن۪ي كُنْتُ تُرَاباً Hiç şüphesiz sizi, yakın bir azapla uyardık. Kişinin elleriyle (yapıp) takdim ettiği (amellere) bakacağı gün kâfir: “Keşke ben toprak olsaymışım.” diyecek. 40
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Mürselât Suresi
اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي ظِلَالٍ وَعُيُونٍۙ Şüphesiz ki muttakiler, gölgeliklerde ve pınarlardadır. Mürselât 41 وَفَوَاكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَۜ Ve canlarının istediği meyvelerin içindedirler. 42 كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـٔاً بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ İşlediğiniz (salih) amellere karşılık afiyetle yiyip için. 43 اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ Hiç şüphesiz biz, muhsinleri/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanları böyle mükâfatlandırırız. 44 وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ O gün, yalanlayanların vay hâline! 45 فَبِاَيِّ حَد۪يثٍ بَعْدَهُ يُؤْمِنُونَ (Bu Kur’ân’a da inanmıyorlarsa) bundan sonra hangi söze inanacaklar? 50
İnsan Suresi
هَلْ اَتٰى عَلَى الْاِنْسَانِ ح۪ينٌ مِنَ الدَّهْرِ لَمْ يَكُنْ شَيْـٔاً مَذْكُوراً İnsan üzerinden öylesine uzun bir zaman geçti ki (bu zaman zarfında) o, anılmaya değer bir şey değildi.<p> <sup> <i>Ayet, insana ne olduğunu ve nereden geldiğini hatırlatmaktadır. Bir zamanlar olmayan, kimsenin anmadığı bir şeyken Allah’ın (cc) yaratmasıyla vücud bulan, var olan ve bilinen insan, nasıl olur da Rabbine ortak koşup O’nun ölüleri dirilteceğini inkâr eder!</i></sup></p> İnsân 1 وَيُطْعِمُونَ الطَّعَامَ عَلٰى حُبِّه۪ مِسْك۪يناً وَيَت۪يماً وَاَس۪يراً Ona olan sevgilerine/iştahlarına rağmen yemeği, yoksula, yetime ve esire yedirirler. 8 اِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ اللّٰهِ لَا نُر۪يدُ مِنْكُمْ جَزَٓاءً وَلَا شُكُوراً “Biz, size ancak Allah rızası için yediriyoruz. Sizden ne bir mükâfat ne de teşekkür isteriz.” 9 اِنَّا نَخَافُ مِنْ رَبِّنَا يَوْماً عَبُوساً قَمْطَر۪يراً “Çünkü biz asık suratlı, uzun ve zor bir gün (nedeniyle) Rabbimizden korkuyoruz.” 10 فَوَقٰيهُمُ اللّٰهُ شَرَّ ذٰلِكَ الْيَوْمِ وَلَقّٰيهُمْ نَضْرَةً وَسُرُوراًۚ (Dünyadaki bu itaatleri sayesinde) Allah, onları bugünün şerrinden korumuş ve onlara yüz aydınlığı ve sevinç vermiştir. 11 فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تُطِعْ مِنْهُمْ اٰثِماً اَوْ كَفُوراًۚ (Öyleyse) Rabbinin hükmüne sabret. Onlardan günahkâr ve nankör olan kimseye itaat etme. 24
Kıyâme Sûresi
يُنَبَّؤُا الْاِنْسَانُ يَوْمَئِذٍ بِمَا قَدَّمَ وَاَخَّرَۜ O gün insana yapıp takdim ettikleri ve erteleyip (yapmadıkları) haber verilir. Kıyâme 13 بَلِ الْاِنْسَانُ عَلٰى نَفْسِه۪ بَص۪يرَةٌۙ (Hayır!) Bilakis insan, kendi nefsi üzerine basiret sahibidir. (Kendisini en iyi tanıyandır.) 14 وَلَوْ اَلْقٰى مَعَاذ۪يرَهُۜ Mazeretlerini sayıp dökse bile. 15 اَيَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَنْ يُتْرَكَ سُدًىۜ Yoksa insan (emredilmeden, nehyedilmeden, bir şeriata tabi tutulmadan) başıboş bırakılacağını mı sandı? 36
Müddessir Suresi
قُمْ فَاَنْذِرْۙ Kalk ve uyar! Müddessir 2 وَرَبَّكَ فَـكَبِّرْۙ Ve yalnızca Rabbini tekbir et (yücelt!) 3 وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْۙ Elbiseni temiz tut. 4 وَالرُّجْزَ فَاهْجُرْۙ Pislikleri (putları, şirki ve müşrikleri) terk et. 5 وَلَا تَمْنُنْ تَسْتَكْثِرُۙ Daha fazlasını elde etmek isteğiyle iyilik yapma. 6 وَلِرَبِّكَ فَاصْبِرْۜ Rabbin için sabret. 7