insanın doğuştan gelme bir aklı olduğu görüşüne karşı çıkmadı Aristoteles. Tersine: Akli insanın en önemli niteliğidir. Ama bir şey duyumsamadığımız sürece aklımız "bomboş"tur. Yani insan doğuştan gelme "fikirlere" sahip değildir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Platon etrafımızda, doğada gördüklerimizi idealar dünyasında -ve dolayısıyla insan ruhunda- var olanların yansımasından ibaret sayar. Aristatefes tam tersi görüştedir: insan ruhunda bulunan şeyler, doğadaki varlıkların bir yansımasıdır.
Platon'a göre en yüksek gerçek, akıl aracılığıyla düşündüğümüz şeydir.
Aristoteles ise en yüksek derecedeki gerçeğin duyularla alglanan ya da duyumsanan şeyler olduğundan emindir.
Aristoteles'e göre Platon her şeyi tersine çevirmişti. Tek tek atların "aktığı", hiçbir atın sonsuza dek yaşamayacağı konusunda hocasına katılır Aristoteles. At biçiminin ebedi ve değişmez olduğunu da kabul eder. Ama at "ideası" onun için sadece bir kavramdan ibarettir -biz insanların çok sayıda at gördükten sonra oluşturduğu bir kavram. Yani at "ideası" ya da "biçimi" her türlü deneyimden önce var olan bir şey değildir. At "biçimi" Aristoteles'in gözünde atın özelliklerinden oluşmuştur ve onun için de bir at türünden söz etmek gerekir.