Tarih bir sosyal bilim değil, düşüncenin kaçınılmaz biçimidir. "İleriye doğru yaşar, ancak yalnızca geriye doğru düşünebiliriz" sözü yalnızca geçici bir illüzyondan ibaret olan bugün için değil, bütün gelecek görüşümüz için de doğrudur.
Onaltıncı yüzyıl Fransız tarihçisi Henri Voisin de La Popliniére "eğer yalnızca kesin olarak bildiğimiz şeylerden söz edebilseydik, nerede olurduk?" diye soruyor.
Çevre ve insanın kaçınılmaz birlikte hayatını kabullenmek yerine, birçok çevreci insan karşıtıdır; kendi vahşilik ve yabanilik kültlerinden hareketle tüm insan izlerini silmek istiyorlar. Modern çağın sanattaki, yerleşimde ki ve hatta medeniyetteki en güzel başarılarından birisinin, insanın varlığının dışlanmadığı ve zaten dışlanmayacağı peyzaj manzaraların zamanla oluşumunu görmezden geliyorlar. Oysa ideal manzara, toprak ve doğa ile yerleşim yapılarının uyum içinde birlikte yer aldığı mamzaradır.
İnsanlar dünyaya geldiklerinde hem güzel hem de zor günleri yaşamak için gelirler. Aksi takdirde, boşuna gelmiş olurlar bu dünyaya ve gölge yapmaktan başka bir şeye yaramazlar.