Hediye Gökçe Baykal

“Yurdumuzda aydınlığa karşı güçlü bir direnme vardır. Bunlar, ortaya Atatürk gibi güçlü adamlar çıkınca sinsi sinsi yatıp uyur görünseler de, buldukları ilk fırsatta başlarını deliklerinden çıkarırlar. Anlattım: Halkevleri’ni, Halkodaları’nı öyle kolayca kapatıverdiler! Hele Köy Enstitüleri’ni… Rahmetli İsmail Hakkı Tonguç’u düşünüyorum. O büyük adama kan kusturdular.”
Sayfa 92 - Liraratür·Kitabı okudu
Alıntı
Her şeyden önemlisi, bu güzelim gezegende duyarlı bir varlık, düşünen bir hayvan olarak bulundum ve bu başlı başına müthiş bir ayrıcalık ve serüvendi.
Sayfa 31·Kitabı okudu
Alıntı
“Zevklerin, sevinçlerin uzak dursun bizden, bütün zenginlikleri vahşice elinde ya da kafanda toplaman, kardeşinden daha üstün olma hırsın, anlamsız işlerin, türlü marifetlerin, ne idüğü belirsiz göz boyamaların, meraklı düşüncen, hiçbir şey bilmeyen bilgin bizden uzak dursun. Senin bile uykularını kaçıran, döşeğinde rahatını bozan bütün çılgınlıkların uzak dursun. Bizim bunların hiçbirine gereksinmemiz yok, yeter bize Tanrı’nın bol sunduğu soylu güzel mutluluklar. Işığının gözümüzü kamaştırıp bizi yanılgıya sürüklemek yerine yolumuzu aydınlatması için yardımcı olsun bize. Onun ışığında ilerlememiz, o ışığının bizi kavraması için yardım etsin. Bu ışık birbirimizi sevmemizdir, yürekten talofa(selam) diyebilmemizdir.”
Sayfa 101·Kitabı okudu
Alıntı
“Bir insanın ruhuna ancak o insanı tanıyarak, anlayarak ve çok ölçülü bir şekilde küçümseyerek hakim olunabilir.”
Sayfa 35·Kitabı okudu
Alıntı
Yıllardır aynı şeyi düşünürüm…
“Hani bazen edebi metinleri yorumluyor ya eleştirmenler. Yazar burada şunu düşünmüştür diye, böyle kesin kesin konuşuyorlar. Bir bodrum kat var diyelim ki hikâyede, hımm demek ki karakterin bilinçdışına işaret etmek istemiş, falan filan. Abi belki de yazar bunu hiç öyle kurmadı, nereden biliyoruz, herhangi bir yerde söylemiş mi, bir röportajında okudunuz mu, günlüğü var da orada mı anlatmış neyi neden yaptığını”
Sayfa 104·Kitabı okudu
1000Kitap