Domuz kumbarası odamın rafında uzun bir yaşam sürdü.Yıllar zarfında,onu eline alıp sallayan herkes içinde sadece tek bir bozukluğun sesini duydu:tanıştığımız gün içine atılan paranın sesini.Ben,büyümeye ve gözyaşlarımı yutmaya devam ettim.Bugün bile,aradan geçen kırk beş yıla rağmen,hala nasıl ağlandığını bilmiyorum,fakat biri beni havaya kaldırıp da sallama zahmetine katlanacak olsa,tek bir hüzün parasının bile sesinin duyulmayacağını garanti ederim.Çünkü genç yaşta,birikip çoğalan hayal kırıklıklarını ve korkuları içimdeki kumbarayı parçalamak zorunda kalmadan çıkarmanın bir yolunu keşfettim:Buna ,yazmak deniyor.