Ver elini öyleyse. Eğer o an: "Dur geçme, ne kadar güzelsin!" diyecek olursam, beni artık zincirlere vurabilirsin. O zaman helak olmaya razıyım. Artık ölüm çanlarım çalabilir. Sende hizmetini bitirmiş olursun.Artık saat vurabilir, yelkovan düşebilir, benim için vakit tamam olabilir.
Ah! Bu aldanış deryasından çıkıp kurtulmayı umabilenler ne mutlu! İnsan neyi bilmezse ona ihtiyacı oluyor ve neyi bilirse onu kullanamıyor! Ama bırak, şu güzel saatleri bu hüzünlerle harap etmeyelim!
Dünyanın küçük tanrısı hep aynı halde.Ve ilk günkü gibi acayip.Eğer ona gök ışığından bir zerre vermemiş olsaydın, biraz daha iyi yaşayacaktı. O, buna "akıl" diyor ve sadece her hayvandan daha hayvanca yaşamak için kullanıyor. Yüksek müsadenizle söyleyeyim, o bana daima uçan ve uçarken titreyen ve çalıların arasına karıştığı zaman o bayat türküsünü tutturan uzun bacaklı ağustos böceği gibi gelir!Burnunu sokmadığı pislik yok!