Yanan da benim yakan da
Kibrit elimde bekliyorum
Kimsenin görmediği bir anda
Tutuşmak için bekliyorum
Ölümün kollarına atılmak için bekliyorum
15.02.25 Cumartesi
İç içe geçmiş iki olgu varlık ile yokluk
Ne zaman varım, ne zaman yokum? Bilmiyorum.
Var olduğumu hissettiren ne? Yok olduğumu fark ettiren ne? Varken yok hissettiren ne? Onu da bilmiyorum.
Ne hissettiğimi ne zaman tam olarak anlayacağım bilmiyorum. Ne zamana kadar içimdeki belirsiz duygular sürecek, ne zamana kadar huzursuz olacağım? Bilmiyorum... Çoğunlukla duygularımı da yazıya aktaramıyorum çünkü kendi içimde ne yaşadığımı ben de bilmiyorum. Aktarabilmek için önce farkına varmak, bilmek gerekir.
Bazen böyle yazarak boş yapıyorum. İyi mi geliyor? Onu da bilmiyorum. Ama en azından kayıt altına alıyorum, belirsiz ruh hâlimi, anlamsız düşüncelerimi...
Belki de eskiden olduğu gibi bir konu üzerinde odaklanıp düşünmediğimden oluyor hepsi. Artık düşünmüyorum, her hareketim ve davranışım düşünmeden. Düşünmek insanı canlı tutuyor demek ki. E şimdi bu bilgilere ne gerek vardı onu da bilmiyorum :)
Var olmanın sancısı, insanı insan kılan şey sanırım. Acı çektiğin, düşündüğün, hissettiğin sürece insansın. Kalpteki belirsiz duygularla, zihindeki kaoslarla, her şeyle...
Duygularımın "sevmek ihtiyacı"ndan mı yoksa gerçek mi olduğunu bilemedim hiçbir zaman. Emin olamadığım, emin olmaya cesaret bile edemediğim duyguyu dillendirme cesaretinde bulunabildim... İnsan garip bir varlık ben ise daha garip...
Almıla
@Umayalmla
·
Aldanmak da bir ihtiyaç biliyorsun
Sevmek gibi, unutmak gibi