İlk defa bir kitabı ifade etmekte zorlandığımı hissediyorum. Kalbinizin ritminin ve hislerinizin okuduklarınızla birlikte notaya dönüştüğünü düşünebilir misiniz? Kulağınızda tamamen size ait olan ve daha önce hiçbir yerde duymadığınız bir ritim. Ne olduğunu anlamadığınız ama okudukça içinizde hareket edebilen duygularınız. Bir şekilde ifade etmem gerekiyorsa Serenad'ı, en anlamlı bu şekilde ifade edebilirim.
Attila İlhan'ın okuduğum ilk kitabıydı. Şiirlerinde genel olarak bir kaçış ve uzaklaşma isteği dikkatimizi çekiyor. Aynı zamanda toplumun sorunlarına da yer vermiş şair. Dili oldukça sade ve anlaşır. Kullandığı cümlelerle zihnimizde olaylar canlanıyor. Kitabın en güzel kısmı ise son kısmı. Şiirlerini neden, hangi duygularla ele aldığını okuyucularına aktarması adeta kitabın okuyucuyla bütünleşmesini sağlıyor. Yazarın diğer kitapları da alınıp okunmalı.
"son yolcunun adı attila ilhan’dı
miyoptu kısa boylu bir adamdı
dostu yoktu yalnızlığı vardı
yazı makinasıyla binmişti
bizimle konuşmaktan çekinmişti
gözlerini görseniz korkardınız
polis’ten kaçıyordu derdiniz
bir cinayet işlemişti derdiniz
halbuki kendinden kaçıyordu"
Divan edebiyatında Fuzuli, Baki, Hayali, Ruhi-i Bağdadi ile başlayan şiirde "sevgili" kavramı, Servet-i Fünun ile birlikte Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Tevfik Fikret gibi önemli şairler