Alper Turgay

Alper Turgay
Aylak Adam
Lisans
Balıkesir - İstanbul
Ayvalık, 8 Haziran 1986
2285 okur puanı
Kasım 2023 tarihinde katıldı
Ayrıca yazmanın aslen bir empati egzersizi olduğu kanaatindeyim. Okumak kendimizi başkasının yerine koymamıza imkân tanır. Edebiyat köprüler kurar; dünyamızı genişletir, küçültmez.
Sayfa 106·Kitabı okudu
Reklam
Herkes ölmek zorunda olmamız ne kadar güç diyor. Yaşamak zorunda kalmış kişilerin ağzından çıkan tuhaf bir şikayet bu.
Ahmak Wilson'ın takvimi.·Kitabı okudu
Neden doğumlarda seviniyor da ölümlerde üzülüyoruz? Çünkü işin içinde olan biz değiliz.
Ahmak Wilson'ın Takvimi.·Kitabı okudu
Dostluğun kutsal tutkusu öyle tatlı, sağlam, sadık ve dayanıklı bir tabiata sahiptir ki, borç para istenmediği takdirde... Bir ömür boyunca sürecektir.
Ahmak Wilson'ın takvimi.·Kitabı okudu
Sessiz Yaraların Romanı
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2025 78. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2025 20:34
Bu romanı bize Charlie yazıyor. Okumayı seven, yazar olmayı hayal eden bir çocuk… ve hikâyesini Casper Jones’a adıyor. Bu küçük ayrıntı bile kitabın ruhunu belirliyor. Orijinal baskıda romanın adının "Casper Jones" olması, Türkçede Tanrı'nın Unutulan Çocukları şeklinde çevrilmesi — bütün yapıyı daha anlamlı kılıyor. Çünkü Charlie gerçekten Casper’ın hikâyesini yazmak istiyor; biz de sayfalar ilerledikçe yalnızca Casper’ın değil, “Tanrı’nın gerçekten unuttuğu” tüm çocukların hikâyesine tanıklık ediyoruz. Casper Jones, herkesin “sakın onun gibi olma” diye gösterdiği çocuk. Yanlış davranışların, kötü tutumların, belanın örneği, bir yerde şuç varsa o yapmıştır! Ama kimsenin bilemediği onun insanları okuyabilmekte özel bir yeteneği olduğuydu… Benim için ilginç olan şu oldu: İnsanların Casper’a bakışlarında kendimi buldum. Lisedeyken ne olursa olsun günah keçisi yapılan, her olayda parmağı varmış gibi davranılan o çocuk bendim. Birileri hata yaptığında bile “asıl yoldan çıkaran” benmişim gibi davranılırdı. Casper’ın insanlara bakarken taşıdığı o kırgınlık ve mesafe, beni kendi lise yıllarıma döndürdü. Charlie ise başka bir yerden dokundu bana. Duygularını söyleyemeyen, hissettirmek istediklerini hissettiremeyen, an geçtikten sonra pişmanlıkla kıvranan, her şeyi kafasında döndürüp duran bir ergen… Ve bütün bu dünyayı, Jeffrey ile süper kahramanlar üzerinden yorumlayarak anlamaya çalışıyor. Onun bu farkındalığı, zekâsı, kırılganlığı romanın duygusal tonunu kuruyor. Jeffrey ise bambaşka. Çok zeki, yaratıcı, ince bir zekâsı var; korkusuz ve savaşçı. O üçlünün enerjisi, hikâyeyi hem gerçekçi hem çok canlı kılıyor. Romanın en sevdiğim yanı, Craig Silvey'in anlatım biçimi oldu. Resmen edebiyatın içinde yüzüyor. Bir sahneyi açıklamak yerine bir kitap adı veriyor, bir karaktere gönderme yapıyor; sahne
Tanrı'nın Unutulan ÇocuklarıCraig Silvey · Martı Yayınları · 20247,1bin okunma
Reklam