“Hâlâ şiir yazıyor musun?” Diye sordu. Çünkü on iki on üç yaşındayım. Bir arkadaşım var, zenginler. “Hakan” dedi, “bizim şirketin broşürlerini basan matbaada bastıralım şiirlerini.” Bir başka amcama gelecekti bir akşam, biz de gideceğiz. Yanıma aldım şiirlerimi. Uzun uzun baktı, okudu. Söylediği az şey değil. Kelime kelime aklımda: “Yazdıkları insandan ileride hesap sorar, daha güzellerini yazarsın.” Çocuktum, ama anlamıştım ne demek istediğini.