Zerda Çolak

Zerda Çolak
@Alpheratz9
Mazbut bir hayat, sağlam bir ahlak, bol bol sevgi
Spoiler içerir!!
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
Bu kitap o kadar ilginç bir deneyimdi ki benim için, okuduğum sırada hem okuduğum en kötü kitaplardan biri olduğunu hemde okuduğum en iyi kitaplardan biri olduğunu düşündürdü bana. Başlangıçtaki konu absürditesi insanı dehşetten dehşete kovalarken, bir yandan da ince ince dantelvari örümcek ağları örer gibi kitaba işlenen öyle edebi bir dil ve duygusal aktarım var ki hem iğrendim hem çok zevk aldım. Kitap beni bipolar yaptı gerçekten... Gerçek bir edebiyatın ve çelik gibi bir kalemin elinden çıkan o müthiş cümleler aanki ne derse desin insan kabul etmeye ant içmiş gibi. Önce arka açıklamadaki 'Malum İş' göndermesiyle hem merak uyandırıp hemde hayret ettirirken bir anda beklenenden daha yüksek bir vahşet dozuna maruz kalıyorsun. O vahşeti sindirmek için özenle işlenmiş edebi cümlelerin içinde kurgu akıp giderken benim en sevdiğim edebiyatın en güçlü silahı tarafından ele geçiriliyorsun; 'Normalleştirme' Kitap seni duygusal olarak öyle bir noktaya getiriyor ki, Gu'nun Dam'i yemesinden başka bir son tahayyül etmek mümkün kalmıyor. Hak veriyorsun Dam'e... Sanki yazar usta ve sinsi bir zeka pırıltısı aktarmış kurguya.'Eğer siz bu konuyu, yamyamlıkla başlayan bir kurguyu kaldırabilecek kadar güçlüyseniz, bu aşkı da, bu hikayeyi de okumayı hakettiniz.' diyor gibiydi. Sanki okur olmak için o ilk sayfaların anlamsız ve vahşet dolu anlarını bir sınav gibi önümüze koymuş ve bizi test etmiş gibi. Okurluğu hakedersek, bu aşka tanık olmayı hakedecekmişiz gibi... Zekice, tuhaf ama çok kaliteli bir edebi hikaye. Son zamanlarda tatmaktan en keyif aldığım ama midemi ve ahlaki sınırlarımı en zorlayan şeydi bu! Edebiyata bayılıyorum, sınırsız, uçsuz bucaksız, her şeyin karşısında. Uzak doğu edebiyatında gördüğümüz toplumsal, sosyal baskıların tümüne karşı bir eylem olgusu edebiyat. Kitap
Edebiyat
AçlıkChoi Jin-young · İthaki Yayınları · 2026348 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 00:00
Vian’ı ilk kez okuyorum ve dili oldukça akıcı, bir solukta okunur cinsten ama nasıl desem; böyle mükemmel bir dil, mükemmel bir edebiyat var diye akmıyor. Bazı edebi metinler vardır, insanı edebiyatla boğar; bunu seven biriysen bayıla bayıla, hızla okursun. Burada benim hissettiğim şey bu değildi. İnanılmaz absürt olduğu için bir solukta okuyorsunuz. Bu aslında oldukça ilginç bir tecrübe oldu benim için; daha önce böyle bir şey okumamıştım. Yani edebiyat yok demiyorum, bambaşka bir edebiyat var demek istiyorum. Genel olarak kitabın absürtlüğü edebi tonu biraz hafif kalsa da bazı noktalarda kurduğu cümleler ve bazı eleştirileri oldukça güzeldi. Ama genel olarak Jean Sol Partre parodisinden sanırım hoşlanmadım. Çünkü doayen denebilecek bir yazar ve felsefeciye bu kadar itibarsızlaştırıcı bir eleştiri(?) yazılmasını estetik olarak doğru bulmadım. Bu yapılan eleştiri, parodi bana zekice ve entelektüel bir atıftan ziyade kıskanç bir çocuğun havlaması gibi durdu. Buradaki rahatsızlığım Sartre’ın eleştirilemez olması değil, Vian'ın bahsettiği Sartre değilde başka bir yazar olsaydı da bu şekilde sert ve hürmetsiz bir tavırla birisini körü körüne takip etmeyi eleştireceğine ikna olsaydım, bu beni rahatsız etmezi. Ama Vian bunu değil direkt Sartre'nin kendisine dair bir saldırıda bulunuyor bence. Bu kişisellik hoşuma gitmedi kısacası.Eleştiri fazlasıyla Sartre'ye yönelikti. İki yazarın hayat görüşleri, hatta dini görüşleri benzer noktalarda dursa da Sartre’da Tanrı’nın yokluğunda bile hürmete değer görülen bir insanî ihtiyaç varken, Vian’da “yoksa hiçbir şeye de değmez” gibi bir tavır görüyoruz. Sartre “annen ölse bile ona duyduğun ihtiyaç gerçektir ve kıymetlidir” derken, Vian bu ihtiyacı yetişkin bir adamın emzik emmek istemesi kadar absürt gösteriyor. Bu dalga geçer gibi
Edebiyat
Günlerin KöpüğüBoris Vian · E Yayınları · 20242,216 okunma
Tuz ve Işık
10/10
·161 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2025 00:00
Modern Hristiyanların pasif ve ütopik bulduğu dağ vaazı üzerine detaylı bir inceleme bu kitap. Yazarın hem dönemin koşullarını, toplumunu anlatması Hem de vaazın her türlü detayını incelemesi ve en sonunda Hz İsa'ya karşı gerçek bir anlama kapasitesi sunması çok etkileyiciydi. Başta dediğim gibi yazarın yorum kısmına gelene kadar genel Hristiyanlığın bu vaaza bakışını okuduğumda çok sinirlendim ve Hz İsa'nın mesajını anlamadıklarını düşündüm. Çünkü bana göre son dönemde okuduğum ütopik kitapları düşünürsem, Thomas More gibi, Gregory Petrov gibi ve hatta Erich Shceurmann gibi değişik ütopyalar yazmış, bunların gerçekleşebilirliğine inanmış ve böyle bir toplum ümit etmiş insanların varlığını düşünerek, bunların dünya genelinde, Hristiyanlık genelinde, takdir gördüklerini düşünerek vardığım noktada Hz. İsa'nın dağ vaazının pasifizimi temsil ettiğini ve ütopik olduğunu iddia etmeleri çok komik geldi. Çünkü sembolik ve edebi bir dille, çok güzel bir şekilde eşitlik, riya, uhrevilik gibi birçok dinin temel prensibi sayılabilecek konuları ele alırken ve bunlar konusunda yine birçok düşüncede, dinde gördüğümüz Kemale eren insan, Olan insan, Kendini gerçekleştiren insan gibi tanımlanan "insan" figürünün özelliği olabilecek kadar erdemli bir bireysellik çizmiş oluyor Hz. İsa bize. Şimdi diyecek olursanız ki Hz. İsa'nın vaazından bireysellik olarak bahsediyorsun ama ismini verdiğin yazarlar toplumsal bir tablo çizmiş yazarlar, haklısınız. Lakin şu soruyu da es geçmemek lazım, birey değişmeden toplum değişir mi? Şahsımca ve yazarın en sona eklediği vaaz yorumu kısmında ki düşüncelere dayanarak, ben bu vaazı hem bireysel anlamda hem de toplumun geleceği anlamında çok başarılı devrimsel bir hareket olarak kabul ettim. Hz. İsayı bir devrimci olarak addetmekten hiç çekinmem. Getirdiği
Düşünce
Tuz ve IşıkHakan Olgun · İnsan Yayınları · 201548 okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2023 20. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2023 22:13
Son zamanlarda japon edebiyatına kafayı takmış durumdayım. Açıkcası çoğu şey beni artık şaşırtmadığı için izlerken okurken çok sıkılıyorum. Tahmin edilebilir olmaması açısından, farklı keyifli bir seçenek japon edebiyatı. Ve içlerinden okuduğum en iyisi kesinlikle buydu tereddütsüz söyleyebilirim. Önceden yorumuma denk geldiyseniz kısa, çabuk okunan hikayeler olduğu için, çerezlik tercih ettiğimden bahsetmiştim bu tarz kitapları. Ama birincisi bu kitap ikincisi de "İnsanlığımı Yitirirken" mükemmellerdi. Hafif ama kaliteli bir dil, şaşırtıcı konular, mükemmel betimlemeler ve asla tekrara düşmemek... Efsane bir kitaptı. Aynı anda hem cinayet vahşet, hem edebiyat şiir temalarını tek seferde okuyormuşum gibi bir tecrübeydi. Edogawa Rampo ileride daha çok okuyacağım beni kalemiyle meraklandıran bir yazar oldu. Özellikle benim gibi bir Edgar Allan Poe hayranı olduğunu, ondan etkilendiğini duymak beni daha da cezbetti. Eğer hiç japon edebiyatı okumadıysanız bu absürt, polisiye, korku edebiyatı olarak tanımlayabileceğim kitaba mutlaka bakmalısınız.
Japon Edebiyatı
Aynalar Cehennemi ve Diğer ÖykülerEdogawa Rampo · İthaki Yayınları · 20221,757 okunma
7/10
·331 syf.··
Beğendi
·
2023 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2023 00:00
Bu kitabı bana öneren ablamın da dediği gibi "Eğer coronadan önce bu kitabı okusaydım aşırı etkilenirdim." Çok güzel kurgulanmış ve bulunduğu yıllar içerisinde eşi benzeri olmayan, orijinal ve kaliteli bir eser. Ama pandemiden sonra okuyan biri için yazılanlar çok da yabancı, ütopik bir konu sayılmaz. Kitaptan etkilendim ama beni etkileyen kitabın veya konunun farklılığı değil de içindeki pisliklerdi, tecavüz sahneleriydi. O sahneleri okuduğum gün resmen depresyona girdim, sürekli ağlayasım geliyor, keyfim kaçtı, adapte olamadım günüme. Bu açıdan beni çok etkiledi, kitabı okuduğum süre boyunca çok gergin ve dert sahibi hissettim :D Anlamasını bilene çok güzel dersler, anlamlar da vardı kitapta. Başlangıçta biraz sıkılsam da sonlara doğru o kadar akıcıydı ki hikaye nasıl bitirdiğimi anlamadım açıkcası. Güzel bir kitaptı ama şiddetle okuyun diye de tavsiye eder miydim bilemiyorum. Yine ablamdan alıntı yapacağım, demişti ki "Kitap bittikten sonra neden böyle pis bir şey okudum diye kendini sorguluyorsun." Tam da bu noktadayım aslında :')
Edebiyat
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma