Zerda Çolak

“"Sevinç, sevinç, sevinç, sevinç gözyaşları..." İnsani sevincin üstünde ve her türlü acının ötesinde hissediyorum bu ışıldayan sevinci. Ulaşamadığım bu kayalığın bir ismi olduğunu biliyorum: Mutluluk...Eğer bu mutlulukla sona ermeyecekse, bütün hayatımın boşuna olduğunu anlıyorum...Ah! Oysa sen onu her şeyden vazgeçen safbir ruha vaat ediyordun. "Şimdiden mutludur" diyordu kutsal sözlerin, "Tanrı ile ölenler şimdiden mutludur". Ölüme kadar beklemek zorunda mıyım? İşte burada sarsılıyor inancım. Tanrım! Bütün gücümle haykırıyorum sana. Gecenin içindeyim, şafağı bekliyorum. Ölümüne haykırıyorum sana. Ne olur kalbimin susuzluğunu gider. Öyle susadım ki bu mutluluğa...Ya da ona sahip olacağıma inanmalı mıyım? Ve seherden önce haykıran, günün gelişini haber vermekten çok onu çağıran sabırsız kuş gibi, şarkı söylemek için gecenin solmasını beklememem mi gerekiyor?”
Sayfa 106·Kitabı okudu
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Söyle Tanrım! Hangi ruh sana layıktır? O beni sevmekten daha iyi şeyler için doğrmadı mı? Eğer benim olacak olsaydı, onu bu kadar sever miydim? Kahramanca sayılabilecek her şey mutluluğun içinde ne kadar küçülüyor!…”
Sayfa 98·Kitabı okudu
Edebiyat
“Seni endişelendirme korkusu, seni nasıl beklediğimi söylememe izin vermiyor. Seni görene kadar geçecek olan her gün üzerimde ağırlık yapıyor, beni eziyor. İki ay daha! Bu bana senden uzakta geçen onca zamandan çok daha uzun geliyor! Bekleyişimi oyalamak için denediğim her yol bana anlamsız ve geçici geliyor, hiçbir şeye katlanamıyorum. Kitapların erdemi, çekiciliği kalmadı. Gezintiler tatsız, doğanın tamamı etkisini yitirdi; bahçe renksiz, kokusuz. Senin yaptığın işleri, senin tarafından seçilmeyen, seni senden sürekli uzak tutan, yoran, günlerini hızlandıran ve akşamları yorgun bir halde uykunun kucağına atan şu zorunlu görevleri kıskanıyorum.”
Sayfa 65·Kitabı okudu
Edebiyat
“Burada bulunduğumdan beri dua pek edemedim: Tanrı aynı yerde değilmiş gibi çocuksu bir duygu içindeyim. Hoşça kal, seni çabucak bırakıyorum, bu aykırı sözleri söylemekten, zayıflığımdan, üzüntümden, bunu itirafetmekten, eğer bu akşam kurye almazsa yarın yırtacağımı bildiğim bu şeyleri sana yazmaktan utanıyorum…”
Sayfa 64·Kitabı okudu
Edebiyat
“Bugün mutlu olmasını sağlayan şey, hayal ettiği ve mutluluğunun bağlı olduğunu sandığı şeyden o kadar farklı ki! Ah, mutluluk denilen şey ruha ne kadar az yabancı, onu dışarıdan oluşturduğunu düşündüğümüz etkenler ne kadar önemsiz!”
Sayfa 63·Kitabı okudu
Edebiyat