ALPASLAN

“Yeri gelmişken şunu tam bir gerçek olarak arz ve itiraf etmemiz lâzımdır ki, bu gün İslâm Milletleri arasında en kuv­ vetlisi ve haşmetlisi ve dînî vahdet ve idare yönünden en ümid vericisi, Türk Milletidir. Binâenaleyh bütün İslâmî harekât ve dayanışmanın kuvvet merkezi Türkiye olmalıdır. Kahraman Türk Milleti'ni bu yakın alâka ve müzâherete ve bu çok mühim vazifeye ehil kılan bir çok târihî ve stratejik imtiyazlar vardır. Hilafeti temsil etmiş olması bütün Âlem-i İslâm'ın kalbgâhı olan Haremeyn civarının hâdim ve hâmisi olmak şerefine sahip bu­ lunması ve bütün emânât-ı mukaddeseyi hâlâ uhdesinde mahfuz bulundurması, asırlar boyunca İslâm'ın alemdârlığını yapmış olması ve onu Rabbânî bir lütufla her türlü tehlike ve saldırıştan koruması, nihayet hâl-i hazırdaki tutumunun hâlâ ümid verici olması gibi sebepler bu büyük milleti bu gün de İslâmî hareket ve • dayanışmanın ve Islâm Alemi için çırpındığımız topyekûn kur­ tuluşun kuvveti, rehberi ve lideri olmaya sevk etmektedir.
Sayfa 100·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
ARAP İHÂNETİ İDDİASI A- TÜRK-ARAP MÜNÂSEBETLERİNE KISA BİR BAKIŞ VE CİHÂD-I EKBER FETVASI Cumhûriyet'in hidâyetinden beri Türkiye yüzünü Batı'ya çevirmiş ve İslâm Dünyası'yla olan müşterek hâtı­ ralarını nisyana terk etmiş olmakla iktifa etmeyerek bir de haksız ve mesnedsiz sûrette kadîm dost ve kardeşlerimizi töhmet altına sokan bir propagandayı benimseyip ısrarla yürütmüştür. Bu propagandanın özü, "İslâm kardeşliğinin bir işe yaramadığı, Araplar'ın en zayıf zamanımızda bizi arka­ dan vurduğu" yolunda, artık çiğnenmiş bir çürük sakıza dönen propagandadır. Ben, şahsen bu propaganda silâ­ hıyla ithâm olunmaya çocukluğumdan beri mâruz kalmış bulunmaktayım. Ne zaman İslâm'ın emri olan zzittihâd"m lüzûmu istikâmetinde söz söylesem, hep bu safsatalarla susturulmak istenmişimdir.
Sayfa 72·Kitabı okudu

ALPASLAN

, bir kitap okudu
Puan vermedi·232 syf.·
3 günde okudu
·
2025 29. kitabı
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
7.8/10 · 21,8bin okunma
1957 yılında, rahmetli Adnan Menderes, İstanbul'da bir îmâr ha­ reketine girişmiş, meydanları genişletmiş, yeni caddeler açmıştı. Geniş­ letilmek istenen meydanlardan biri de Karaköy'dü. Burada bugünkü Tatlıcılar müessesesinin bulunduğu yerde iki katlı, minyon, çinko kaplı kadîm bir câmî vardı. O, yıkılıp yok edildi. Fakat, onun önünde, sâhil tarafındaki Ziraat Bankası yıkılamadı. Hattâ Ziraat Bankası'nı tâkîben, rıhtım istikâmetinde bir binâ yıkıldığı hâlde (şimdi yeniden yapıldı) Zi­ raat Bankası tek başma ve ortada uzun müddet sağı-solu boş olarak ortada kaldı. Menderes, bu binâyı yıkmaya muvaffak olamadı. Çünkü, bu bınânın balkonunda Hıram Usta'nın elinde çekiç bulunan devâsâ bir heykeli vardır. Galata köprüsünden bakıldığında, ayan beyan görülen, dört-beş metre boyundaki bu heykel sebebiyle bu binânın yıkılamamış olduğunu acabâ bir bilen var mıdır? Üstelik bu heykelin oraya Osman­ lIlar zamanında dikilebilmiş olduğunu da düşünürsek, masonluğun Türkiye'deki gücünü anlayabiliriz. 37 Yahudilerin "Masonluk" eliyle bütün Dünya'ya şâmil bir İktisâdi ve siyâsî hegemonya tesis edişlerinin dehşet verici tezahürlerini gör­ mek için vaktiyle tarafımızdan tercüme ve neşredilmiş olan şu esere bakabilirler: Louis Marschalko, Yahudi, İstanbul, 1993.
Bu, Batı'da böyledir de bizde başka türlü müdür? Aslâ! İslâm Dünyâsı'nı kana bulayan Hazret-i Ali, Hazret- i Muâviye ihtilâfının kaynağı da yahudidir. Sanırım, bu ihtilâfta başrolü oynayan yemenli yahudi Abdullah ibni Sebe'nin adını duymamış hiçbir Müslüman yoktur. Bâtınî- lik, Hurufîlik, Karmatilik39 gibi İslâm Dünyası'nda zuhûr eden bütün ifsâd hareketlerinde temelde yahudi vardır. Ancak, ne yazık ki, bu eserin hacmi, bu ehemmiyetli mese­ leye lâyıkıyla temas etmeye müsâid değildir. Bununla berâber, Yahudiler'in Filistin'e dönüp yerleşmek emellerinin karşısmda en büyük engel olan Osmanlı'yı nasıl bertaraf ettikleri husûsuna da -maalesef yine bir telgraf hacmi içinde- temas etmezsek, yahudinin târih içinde oynadığı meş'um rolü lâyıkıyla anlatmış ola­ mayız.
Sayfa 37·Kitabı okudu