1957 yılında, rahmetli Adnan Menderes, İstanbul'da bir îmâr ha
reketine girişmiş, meydanları genişletmiş, yeni caddeler açmıştı. Geniş
letilmek istenen meydanlardan biri de Karaköy'dü. Burada bugünkü
Tatlıcılar müessesesinin bulunduğu yerde iki katlı, minyon, çinko kaplı
kadîm bir câmî vardı. O, yıkılıp yok edildi. Fakat, onun önünde, sâhil
tarafındaki Ziraat Bankası yıkılamadı. Hattâ Ziraat Bankası'nı tâkîben,
rıhtım istikâmetinde bir binâ yıkıldığı hâlde (şimdi yeniden yapıldı) Zi
raat Bankası tek başma ve ortada uzun müddet sağı-solu boş olarak
ortada kaldı. Menderes, bu binâyı yıkmaya muvaffak olamadı. Çünkü,
bu bınânın balkonunda Hıram Usta'nın elinde çekiç bulunan devâsâ bir
heykeli vardır. Galata köprüsünden bakıldığında, ayan beyan görülen,
dört-beş metre boyundaki bu heykel sebebiyle bu binânın yıkılamamış
olduğunu acabâ bir bilen var mıdır? Üstelik bu heykelin oraya Osman
lIlar zamanında dikilebilmiş olduğunu da düşünürsek, masonluğun
Türkiye'deki gücünü anlayabiliriz.
37 Yahudilerin "Masonluk" eliyle bütün Dünya'ya şâmil bir İktisâdi
ve siyâsî hegemonya tesis edişlerinin dehşet verici tezahürlerini gör
mek için vaktiyle tarafımızdan tercüme ve neşredilmiş olan şu esere
bakabilirler: Louis Marschalko, Yahudi, İstanbul, 1993.