Bunlar insanlarla hayvanların haricinde, başka bir cinsten acayip ve korkunç birtakım mahlukattır. Bizim gibi söz söylerler, tebessüm ederler ve ağlarlar, bizi anlar gibi bakan gözleri vardır. Fakat asla, asla bizden değildirler. Ne damarlarında işleyen kanların, ne göğüslerin altında çarpan kalbin bizim kanımız ve bizim kalbimizle münasebeti vardır. Erkeklerin en büyük hatası ve felaketlerinin başlıca sebebi onları da kendilerinden telakki etmeleridir. Onlara beşeriyetin nısfı [yarısı] demişiz; onların kucağında ana diye yatmışız, onları karı diye evimize almışız, işte, o zamandan beridir ki, ne vücudumuzda rahat, ne evimizde sükûn, ne kollarımızda kuvvet kalmış. Haberimiz olmaksızın bize sokuluvermişler, zehirlerini gizli bir tarafımızdan şahdamarlarımıza akıtıvermişler...