Kayhan T.

İyiyle kötüyü bilme ağacı, itaatini sınamak ve kendi isteğiyle Tanrı'nın emrinde olduğunu ispatlaması amacıyla Adem'e yasaklanmıştı. Ağacın adı bu emrin tek amacının onu kaderine razı tutmak ve kötü arzularla dolmasını engellemek olduğunu gösteriyordu. Ama ona verilen söz, hayat ağacının meyvesinden yediği sürece ebedi hayat ümidiydi, diğer yandan da iyiyle kötüyü bilme ağacının meyvesinden yerse korkunç bir ölüm tehdidi vardı; böylece inancını uygulamış ve kanıtlamış olacaktı. Bu yüzden Adem'in nasıl olup da Tanrı'nın gazabını kendi üzerine çektiğini çıkarsamak zor değildir. Gerçekten de, Augustinus gururumuzun tüm kötülüklerin başlangıcı olduğunu söylerken haklıydı. Çünkü tutkular onu izin verilenden ve doğru olandan öteye çekmeseydi, ilk durumunda kalmaya devam edebilirdi. Ama Musa'nın tanımladığı ayartılmanın doğasını daha iyi tanımlamamız gerekir. Kadın, sadakatsizliği yüzünden Tanrı'nın sözünden çıkıp yılanın hilesine kapıldığına göre, düşüşün başlangıcının itaatsizlik olduğu açıktır. Tek bir insanın itaatsizliği yüzünden her şeyin kaybedildiği öğreten Paulus da bunu teyit eder. Hıristiyan Dininin Kurumları - Jean Calvin
Sayfa 668 - Kapı·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Lakin, dünyanın özellikle insanoğlu uğruna yaratıldığını bildiğimizden onun yönetilmesinde de bu amacı aramamız gerekir. Peygamber Yeremya şöyle haykırır: "Ey Tanrım, insanın yaşamının kendi elinde olmadığını, adımlarına yön vermenin ona düşmediğini biliyorum," (Yeremya 10:23). Üstelik Süleyman şöyle der: “İnsanın adımlarını Tanrı yönlendirir.... İnsan tuttuğu yolu nasıl anlayabilir?" (Süleyman'ın Özdeyişleri 20:24) (...) Bırakalım onlar Tanrı'nın insanı insan doğasının eğilimlerine göre hareket ettirdiğini ama insanın kendi uygun gördüğü gibi hareket ettiğini söylesinler. Hayır, bu söylenen doğru olsaydı, onun yollarından birini serbestçe seçmek insanların kontrolünde olurdu. Belki bunu inkâr edebilirler, çünkü o Tanrı'nın gücü olmadan hiçbir şey yapamaz. Ancak gerçekte bunu kabul edemezler çünkü peygamber ve Süleyman Tanrı'ya sadece gücü değil, tercihi ve belirlemeyi de isnat eder. Başka bir yerde Süleyman, sanki Tanrı'nın eliyle yönlendirilmiyormuş gibi, Tanrı'yı dikkate almadan kendileri için bir hedef belirleyen insanların bu aceleciliklerini nazikçe azarlar. "İnsan aklıyla çok şey tasarlayabilir ama dilin vereceği yanıt Tanrı'dandır." (Süleyman'ın Özdeyişleri 16:1) (...) O izin vermeden konuşmaları bile mümkün olmayan sefil insanların Tanrı'nın izni olmadan kendi kendilerine hareket edebileceklerini düşünmeleri saçma bir ahmaklıktır! Hıristiyan Dininin Kurumları - Jean Calvin
Sayfa 667 - Kapı·Kitabı okudu
Tanrı'nın takdirine teslim olmazsak -aklımızla anlamış ve dilimizle itiraf etmiş olsak bile- şu sözün gerçek anlamını kavrayamayız: "Tanrı Yaratıcıdır." Tam da yaratılış sırasında Tanrı'nın gücüyle yüzleşen dünyevi akıl buradan ileri gidemez; yapabileceği en fazla, yaratılışın bilgeliğini, gücünü ve iyiliğini tartmak ve bu konuda tefekkür etmektir. Hıristiyan Dininin Kurumları - Jean Calvin
Sayfa 666 - Kapı·Kitabı okudu
Yaygın kanı, Jean Calvin'in (1509-1564) Reform Hareketi'ne sosyal bilimlerden elde edilen edebi etkinin ve hukuki düşüncenin analitik gücünü getirdiği şeklinde dir. Sanat ve ilahiyat okumak için on dört yaşında başladığı Paris Üniversitesi'nde, İncil'i geleneksel yöntemle yorumlayan ilahiyatçılar ile pratik erdemlerle daha çok ilgilenen, edebi ve tarihi bilimlerin İncil'e uygulanmasında sakınca görmeyen insancıların güncel tartışmalarını dinlemek fırsatı bulan Calvin, meselelerin her iki yanını da öğrenir. Hukuk okumak üzere Orleans'a geçen Calvin, bir süre sonra antik dilleri öğrenmek için yeniden Paris'e dönerek, Protestanlık yanlılarıyla dostluk kurar. Ne ki otoritelerin gözüne batacak, Paris'ten ve Fransa'dan kaçarak, yaklaşık otuz yıl (1536-1564) kalacağı Cenevre'ye yerleşecektir. Calvin, Cenevre'de kendisine özgü bir Protestan ilahiyatı geliştirir, bir kilise kurar. "Protestanca" hayat tarzı benimser, bir süre sonra da ciddi bir muhalefetle karşılaş maksızın, şehrin ruhani lideri olur. İzleyen süreçte Cenevre'yi Protestanlığın başkenti haline getirmeyi başaran Calvin, seksen bölümü bulan Hıristiyan Dininin Kurumları adlı eserini burada kaleme alır; zaman içinde olgunlaşan fikirlerini yeni baskılara ekleyerek geliştirir. Hıristiyan Dininin Kurumları'nın Protestanlığın İncili olmasa da Protestanların çoğunluğu için Summa Theologica ayarında olduğu söylenir. Özlü bir ilahiyat el kitabı ve ebedi yaşama nasıl hazırlanılacağına dair gündelik soruları cevaplayan bir ahlak kılavuzu görevi yapar. Aşağıdaki pasajlarda, bu dünyadaki tüm faaliyetlere karşı takınılacak tavırları belirleyen düşüncelerini bulacaksınız. Erkek ve kadın Protestanlar yaşamlarını yüzlerce yıl bu sözler doğrultusunda şekillendiregelmiştir.
Sayfa 665 - Kapı·Kitabı okudu
Biz vurgunculuk yapmak için değil, borsa ile kazanç elde etmek için veriyoruz paramızı. Bana göre borsaya da kazanca da, karşı çıkacak birisi yoktur. Yalvarırım size, bir elçinin devlet işleri için seyahate çıkması ya da kraliçe vekilinin denizaşırı başka ülkelerde büyük miktarlarda para harcaması gerekse, borsa olmasa ne yapardınız? Tahviller geçerli olmasaydı büyük miktarlardaki paralar uzak ülkelere nasıl taşınabilirdi? Başka bir ülkede bir hiç uğruna, çektiği eziyetin karşılığını almayıp sadece zahmetinin emeğini alacak kadar deli bir adam var mıdır? Kazanç umudu insanı üretken kılar, kazanç yoksa insan zahmet etmez. Boş boş durup bir şey yapmamanın, eziyet çekip de kazanmamaktan farkı yoktur. Bu yüzden tüccarların işleri, onların işlerinden bir şey anlamayan vaizler ya da başkaları tarafından taşa tutulmamalıdır. ... Efendilerim, sizinki gibi dosdoğru yasaklar ve bu garip katiyet hayatından bezdirir adamı. Paradan faiz almayı yasaklıyorsanız alımı satımı da yasaklayın; zira yalvarırım sizlere, birinin ötekinden farkı var mı? Bugün bir dönüm toprağı 500 Sterlin'e alıp yarın ya da altı ay sonra 600 Sterlin'e satarım; toprağı aldığım gibi 500 sterlin borç verip altı ay sonra verdiğim 500 Sterlin'in yerine 600 Sterlin alırım. Bu iki alışveriş arasında fark nerededir? Tanrı sizi de, sivilleri de ıslah etsin Sayın Rahiplerim. Tefecilik Üzerine Bir Vaaz (1572) - Thomas Wilson
Sayfa 660 - Kapı·Kitabı okudu