Kayhan T.

Calvin'in İncil üzerine yazdıkları, modern çağın Müjde'si niteliğindedir."Calvin arkadaşı Sachinus'a 1545 yılında gönderdiği mektupta İncil'in mutlak yasağını del miş ve ucu fakirlere dokunmayan tefeciliği onaylamıştır. Bu şekilde, dini öğretiyi modern iş dünyasının gerekleriyle bağdaştırmıştır. ...Tefeciliğin adıyla birlikte yeryüzünden tamamen kaldırılmasını dileyebilirsiniz. Fakat mademki bunun gerçekleşmesi imkânsızdır, o halde kamu yararına ne yapılabilir, buna bakılmalıdır. Kutsal Kitap'ın bazı bölümlerinde, Kutsal Ruh'un tefeciliği tenkit ettiği yerler vardır. Nitekim bir şehir, sokaklarında ve alanlarında tefecilik yapıldığı için ahlaksız olarak nitelendirilmişti. Yalnız bu kelimenin İbranicesi genel olarak aldatma anlamına geldiğinden, bunu o kadar katı olarak yorumlayamayız... Tefecilik Üzerine Mektup - Jean Calvin
Sayfa 656 - Kapı·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Daha önce gösterdik ki, krallara yetkisini veren, onları seçen, krallığı onlara bahşeden Tanrı'dır. Şimdi de diyoruz ki, halk kralları belirler, asayı ellerine verir, oylarıyla seçimi geçerli kılar. Tanrı da bunu bu şekilde yapardı, yani krallar bilmeli ki, yetkilerini ve egemenliklerini Tanrı'dan sonra halktan alırlar. (...) O halde, mademki kralları halk seçer ve saptar, bundan halkın bütünlüğünün kralın üstünde olduğu sonucuna varırız. (...) Çoğunlukla yapılan gemi benzetmesine göre, bir devlette kral kaptanın yerini tutar; ahali geminin sahibidir, kaptana itaat ederler; bu arada kaptan da kamu menfaatine çalışır; sanki bu kaptan bir kamu hizmetçisinden daha fazla saygı görmezmiş ya da görmemesi gerekirmiş gibi. Tiranlara Karşı Özgürlüğün Savunulması (1579)
Sayfa 640 - Kapı·Kitabı okudu
Özgür İrade Üzerine İnsan fikirlerini takip etmeyeceğim için hem eski hem modern yazarların neredeyse anlaşılmaz hale getirdiği konuyu basit ve açık olarak ele alacağım. İncil'i insan aklının muhakemesini de aynı zamanda memnun etmeyi diledikleri bir şekilde yorumladıkları için böyle yaptılar. Bu yüzden insani güçlere gerçekte olduğundan daha çok şey atfettiler ve her yerde İncil'in akılcı düşünceyle zıt düştüğünü gördüklerinde ilginç bir şekilde tereddüde düştüler. Bu konu bağlamında, Hıristiyan doktrininin insan aklından ve felsefeden farklı olmasına rağmen, felsefe giderek Hıristiyanlığın içine girmiştir ve Özgür İrade'nin dinsiz dogması kabul edilmiştir ve Hz. İsa'nın lütfu insanın aklının bayağı ve hayvani dirayeti tarafından anlaşılmaz hale getirilmiştir. "Özgür irade" ifadesi ilahi mektuplar sayesinde kullanıma girmiştir ve ruhun duyusu ve muhakemesi gibi şeylerle kutsal insanların oldukça sık gücendirildiğini düşünmemiz saçmadır. "Akıl" Platonculuktan devralınmıştır ve zararlıdır. Bu sonraki zamanlarda olduğu gibi kilise Hz. İsa'ya tercihen Aristoteles'e kucak açtı, kilisenin başlangıcından hemen sonra Hıristiyan doktrini Platon felsefesi yüzünde zayıfladı. Ve kilisede kilise hukukuna ait kutsal kitapların yanı sıra hilesiz mektuplar da yoktur. Genel olarak tefsir yoluyla yapılan ne varsa hepsi felsefe kokmaktadır... Ortak Meseleler - Philipp Melanchthon
Sayfa 627 - Kapı·Kitabı okudu
...Soru papanın gücü ilahi hak mı, değil mi olduğu için insan aklı tarafından ele alınması (geçici şeylerle elde edilen bir yetenek) ve ilahi kanunla bir yere yerleştirilmesi biraz saçma değil mi, özellikle de bu ilahi kanunu bana karşı kullanmak için getirilmiş sefil küstah bir kasıtken. İnsan aklının ve deneyimlerinin öğrettikleri ilahi kanunun çok ötesindedir. Kutsal Kitaplar bize açıkça aklımızı takip etmemizi yasaklar, Yasa Kitabı XII, "Bugün burada yaptığımızı yapmayın; herkes kendi gözünde doğru olanı yapıyor"; "insan aklı Tanrı'nın kanununa karşı daima uğraş içindedir"; Yaratılış VI'da söylediği gibi, "insanın aklı fikri hep kötülükte". Bu yüzden insan aklı daha önceden imanla tanışmamış ve aydınlanmamış ise bununla ilahi nizamı oluşturmak ya da savunmak ışıksız bir fenerle güneşe ışık tutmak ya da bir kayaya kamış dayamak kadar anlamsızdır. Isaiah vii., "Bana güvenmezseniz anlayamazsınız ya da düşünemezsiniz," derken aklı imana bağlar. "Aklınız yoksa bana inanmazsınız," demez... Roma'daki Papalık - Martin Luther
Sayfa 621 - Kapı·Kitabı okudu
Yapmamız gereken ilk şey, meseleyi büyük bir ciddiyetle ele almaktır ve neye kalkışırsak kalkışalım, dünyadaki bütün güç elimizde olsa bile sadece kendi gücümüze ve bilgeliğimize güvenmeyelim, çünkü Tanrı iyi bir işe kendi gücümüz ve bilgeliğimize güvenerek başlamamıza tahammül etmez. Bu girişimi yok eder, işe yaramaz hale getirir, 33. Mezmur'da bunu görebiliriz: "Ne büyük ordularıyla zafer kazanan kral var, ne de büyük gücüyle kurtulan yiğit" (33:16). Korkarım bu sebeple bu sevilen hükümdarlar, Birinci ve İkinci Friedrich' ve diğer birçok Alman imparatoru tarih boyunca tüm dünyaya korku salmalarına rağmen papalar karşısında acıklı biçimde geri çevrilip ezildi. Muhtemelen Tanrı'nın gücü yerine kendi güçlerine güvendiler; bu yüzden başarısız oldular. Hıristiyan Asillerine Söylev - Martin Luther
Sayfa 603 - Kapı·Kitabı okudu